New-START sonrası olasılıklar

Süreç çok kutuplu nükleer güçler dünyasına doğru mu ilerliyor?

13 Şubat 2026

ABD ve Rusya Federasyonu arasında 2010 yılında Prag’da imzalanan “New-START – Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması’nın” süresi 5 Şubat 2026’da doldu. Her ne kadar antlaşmanın uzatılması yönünde bazı görüşmeler sürüyor olsa da ABD’nin Çin Halk Cumhuriyeti’ni (ÇHC) antlaşmanın tarafı yapma ısrarı, yenilenmeyi sürüncemeye sokuyor. Zaten dünya çapında ihtilafların karmaşıklaşması, vekalet savaşlarının yaygınlaşması ve Almanya başta olmak üzere Avrupalı emperyalist güçlerin aşırı silahlanmaya ağırlık vermesiyle oluşan nükleer savaş tehlikesi, New-START-Antlaşması’nın sona ermesiyle daha da büyümüş oldu.

„New-START sonrası olasılıklar“ weiterlesen

Hibrid Savaş

21. yüzyılın yeni oluşan askeri-sınai-dijital kompleksi üzerine

5 Şubat 2026

Dikkatli okur fark etmiştir; yazılarımızda “emperyalizm” ve “askeri-sınai-kompleks” tanımlarını sıkça kullanıyoruz. Yazılarımıza gelen bazı tepkilerde “geçmişin tanımlarıyla bugünü açıklamaya çalışıyorsun” eleştirileri de geliyor. O nedenle şunu açıklığa kavuşturmamız gerekiyor: Kullandığımız emperyalizm tanımı 19. Yüzyılda kalmış olan bir tanım değil, halen geçerliliğini koruyan ve kapitalizmin yasallığı üzerine kurulu Leninist bir tanımlamadır. Şüphesiz 19. Yüzyılın emperyalist devletleri ile günümüzün emperyalist güçleri arasında farklılıklar bulunmaktadır, kullandıkları yöntemler farklıdır, ancak amaç ve hedefleri değişmemiştir: Emperyalist yayılmacılık, dün olduğu gibi bugün de – bu sefer farklı araçlarla – dünyanın geri kalanını boyunduruk altına almak, piyasalara hakim olmak, enerji ve hammadde kaynaklarını sömürmek ve tedarik yollarını kontrol etmeyi amaçlamaktadır.

„Hibrid Savaş“ weiterlesen

Avrupa’nın yeni kahramanı: Carney

Kanada ve Avrupa’nın çıkış yolu arayışları

1 Şubat 2026

Kanada Başbakanı Mark Carney Davos’ta yaptığı ve “eski dünya düzenindeki kırılmalardan” bahsettiği konuşmasının ardından Avrupa burjuva medyası tarafından kahraman ilan edildi. Baş sayfalarda “Carney Avrupa hükümetlerine örnek olmalı” gibi yorumlar bolca yer aldı. ABD Başkanı Trump’ın şiddetini sürekli artırarak yaptığı baskılardan bunalan Avrupalı güçler bir umut ışığı yakalamış gibi görünüyorlar. Carney, Avrupa ve Kanada’nın ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) arasındaki çekişmenin “kaybedeni olmamak için direnç yetimize ortak yatırımlar yapmalıyız” diyerek, Avrupalıları iş birliğine davet etti. Batının on yıllar boyunca ticaret kurallarını “asimetrik biçimde kendi lehine kullandığını”, ama “büyük güçler arasındaki jeopolitikanın artık herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadığını” söyleyen Carney, Avrupa ve Kanada’nın “birlikte değişken geometri” temelinde hareket etmeleri gerektiğini savundu.

„Avrupa’nın yeni kahramanı: Carney“ weiterlesen

Almanya’nın alevlenen Hindistan aşkı

19 Ocak 2026

Alman Şansölyesi Friedrich Merz’in 13 Ocak 2026’da yaptığı Hindistan ziyareti, Alman emperyalizminin yirmi yıllık hararetli hazırlığının ara sonucu oldu. Hindu milliyetçisi Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yirmiden fazla antlaşma imzalayan Merz’in hedefi açık: Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) Alman tekelleri için üretim mevkii ve pazar olarak büyük önemini izafileştirmek ve Hindistan’ı ÇHC’nin alternatifi haline getirmek. Ayrıca iki ülkenin askeri-sınai komplekslerinin iş birliğini geliştirerek Rusya’nın etkinliği zayıflatmak ve Trump yönetiminin gümrük politikalarından aynı şekilde etkilenen iki ülke olarak aralarındaki iktisadi alış-verişi güçlendirmek.

„Almanya’nın alevlenen Hindistan aşkı“ weiterlesen

Savaş kabinesinde görev değişimi

10 Kasım 2024

ABD Başkanlık Seçimlerini Donald Trump’ın kazanmasının ertesi günü Almanya’da hükümet krizinin derinleşerek SPD-Yeşiller-FDP koalisyonunun dağılmasına yol açması, kimi yorumcu tarafından “Almanya’nın ABD vassallığı tescillendi” biçiminde değerlendirildi. Bu tespitte doğruluk payı olsa da Federal Hükümetin dağılacağının sinyallerini bir yıl öncesinden görmek olanaklıydı. Geçen çarşamba günü Şansölye Scholz’un Maliye Bakanı Lindler’i görevden almasıyla erken seçim Almanya’nın gündemine oturmuş oldu.

„Savaş kabinesinde görev değişimi“ weiterlesen

Almanya’nın baş ağrıları

17 Eylül 2023

Alman Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock geçen Salı günü ABD’ne giderek hafta içinde ve sonunda çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi. Ama sadece Baerbock değil, eski Alman diplomatları ile sermaye temsilcileri de ABD’nde çeşitli görüşmelerde bulundular, bulunuyorlar. Gerek Cumhuriyetçiler gerekse de Demokratlar ile yapılan görüşmelerin ana konusu – her ne kadar kamuoyuna açıklanmamış olsa da – Başkan Joe Biden ve sonrasında yapılacak ABD Başkanlık Seçimleri. Ki seçimler görüldüğü kadarıyla Alman emperyalizminin başını hayli ağrıtıyor.

„Almanya’nın baş ağrıları“ weiterlesen

Somut savaş ajandası

NATO’nun zirve sonrası olası adımları üzerine

Emperyalizmin savaş aygıtı NATO’nun Vilnius’ta, deyim yerindeyse Kremlin’in burnunun dibinde gerçekleştirdiği NATO Hükümet ve Devlet Başkanları Zirvesinde alınan kararlar, savaş aygıtının yakın dönemde atması olası adımların somut bir savaş ajandası tarafından şekilleneceğini gösterdi. Kanımızca zirvede asıl dikkat çekici nokta Rusya Federasyonu’na yönelik vekalet savaşının yoğunlaştırılması adımları veya Türkiye’deki AKP-Saray-Rejimine sunulan açık çek politikasından ziyade, Çin Halk Cumhuriyeti’ne yönelik stratejinin sertleştirilmesiydi – ki zirve sonrasında Scholz hükümetinin kamuoyuna tanıttığı 61 sayfalık “Federal Hükümetin Çin Stratejisi” başlıklı belgesi bir yönüyle buna işaret etmektedir. Geçen yıl yapılan zirvede “sistemik hasım” olarak ilân edilen ÇHC bu sefer “ittifakın çıkarlarının karşısında duran en büyük meydan okuma” olarak tanımlandı.

„Somut savaş ajandası“ weiterlesen

Totaliter buyruk

18 Haziran 2023

Scholz hükümeti geçen Çarşamba büyük bir tamtamla “Savunmacı. Dayanıklı. Sürekli. Almanya için bütünleşmiş güvenlik” başlığını taşıyan “Ulusal Güvenlik Stratejisini” kamuoyuna tanıttı. “Feminist dış politika”, “değerlere dayalı savunma” veya “demokrasi ve insan haklarının korunması” gibi, kulağa hoş gelen, ama içi boş söylemlerle süslü 76 sayfalık strateji belgesi, Alman emperyalizminin yayılmacılığı totaliter bir buyruk olarak yaşamın her alanına hâkim kılma çabasının bir kanıtı. Silahlanma bütçelerini kutsal kâse hâline getiren ve her Alman yurttaşını “savunma için katkı sunmaya” zorunlu kılan belgenin düşman resmi ise beklenildiği gibi Rusya oldu. İkinci sırada ise “Ortak, rakip ve sistemik hasım” olarak nitelendirilen Çin Halk Cumhuriyeti yer alıyor.

„Totaliter buyruk“ weiterlesen

Paskalya Yürüyüşleri

2 Nisan 2023

Bugün Hıristiyan alemi için anadili Süryanice olan “Nasıralı İsa’nın” yeniden dirilişini sembolize eden Paskalya bayramı veya “Diriliş Yortusunun” ilk günü. Paskalya dini bir bayram olmasının yanı sıra, geleneksel barış yürüyüşlerinin de bir sembolüdür. İlk kez 1958’de Londra’da gerçekleştirilen ve nükleer savaş karşıtlığını kitlesel hâle getiren Paskalya Yürüyüşleri, Almanya’da da 1959’dan bu yana her yıl gerçekleştiriliyor. 2023 Paskalya Yürüyüşleri Almanya’nın 110 kent ve kasabasında on binlerce barışseverin katılımıyla bugünden itibaren gerçekleştirilecek.

„Paskalya Yürüyüşleri“ weiterlesen

Çok kutuplu dünyaya doğru

26 Mart 2023

ABD Temsilciler Meclisi’nde 2024 savunma bütçesinin 842 milyar dolara çıkartılması için konuşan ABD Genelkurmay Başkanı Mark Miley, Biden yönetiminin savaş retoriğinin aksine, “Rusya ve Çin ile askeri çatışmanın kaçınılabilir olduğunu” söyledi. Ama hemen peşinden de “böyle bir savaşı engellemek için ABD ordusu dünyanın en güçlü ordusu kalmalıdır” diye ekledi. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise aynı toplantıda savunma bütçesinin yükseltilmesinin temel nedeninin “Çin Halk Cumhuriyeti ile olan stratejik rekabetimizdir” dedi.

„Çok kutuplu dünyaya doğru“ weiterlesen

Karadeniz ısınırken…

19 Mart 2023

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI tarafından geçenlerde açıklanan veriler dünya çapındaki silahlanmanın ne denli tehlikeli boyutlara ulaştığını bir kez daha gösterdi. Verileri incelediğimizde silah ihracatının emperyalist ülkeler için, iktisadi açıdan olduğu kadar Batının dünya çapındaki hegemonyasının sürdürülebilirliği açısından da yaşamsal önem taşıdığını tespit edebiliriz. Bu özellikle ABD emperyalizmi açısından geçerlidir. 2018-2022 yılları arasındaki zaman diliminde ABD bir kez daha birinci sırayı almış: Silah ihracatı toplamının yüzde 40’ı ABD tarafından karşılanırken, Rusya yüzde 16, Fransa yüzde 11, Çin Halk Cumhuriyeti yüzde 5,2 ve Almanya yüzde 4,2’lik oranlarla listedeki yerlerini alıyorlar.

„Karadeniz ısınırken…“ weiterlesen

Savaş, nereye kadar?

12 Mart 2023

Alman Şansölyesi Olaf Scholz’un geçen hafta Washington’da ABD Başkanı Biden ile yaptığı görüşmenin detayları nedense medyada pek yer almadı ve iki tarafın açıklamaları da olağan diplomatik söylemin ötesine gitmedi. Bu alışılmadık durumun kendisi çok şeye işaret ediyor. Dünyanın önde gelen iki siyasetçisinin basına doğru dürüst açıklama yapmadan ayrılmaları spekülatif yorumlara kanmayı olası kılıyor, ancak üstünkörü bir bakış dahi Batı ittifakının öncü güçlerinin Ukrayna savaşının nereye kadar sürdürüleceği konusunda bir türlü anlaşamadıklarını görmeye yetiyor. Kanımızca ABD ve Avrupa’nın Ukrayna savaşının ve Rusya’ya yönelik yaptırımların sonuçlarından farklı etkilenmeleri bu anlaşmazlığın temel nedeni.

„Savaş, nereye kadar?“ weiterlesen

Sol-liberalizmin sefaleti

26 Şubat 2023

Anadolu-Mezopotamya coğrafyasında yaşanan deprem felaketinin acıları sürerken başka konulara odaklanmak pek kolay değil. Almanya’da yaşayan birçok Kürdistanlı ve Türkiyeli – kim bilir belki de fazlaca duygusal olduğumuzdan – ilginç bir hayal kırıklığı içerisindeler. Özellikle Alman dostlarından hayal kırıklığına uğramışlar. Deprem felaketinin ilk günlerinde ilgi yoğun olmasına rağmen, “tanıdığın veya akraban etkilendi mi?” sorusunu soranların sayısı o kadar azdı ki, gösterilen dayanışmanın büyüklüğü bile bu hayal kırıklıklarını gideremedi.

„Sol-liberalizmin sefaleti“ weiterlesen

Savaş bakanları ve büyük kumar

22 Ocak 2023

Cuma günü ABD’nin Avrupa’daki en önemli üslerinden birisinin bulunduğu Ramstein’da bir araya gelen “Ukrayna Kontak Grubu” toplantısında ABD savaş bakanı Lloyd Austin müttefiklerini Ukrayna’ya daha fazla yardım yapmaya çağırdı. “Zamanın uygun olduğunu” söyleyen Austin, ABD’nin şimdiye dek toplam 26,7 milyar dolarlık yardım yatığını belirterek, müttefiklerinin ”Ukrayna’nın kendisini savunması için gerekli olduğu süre boyunca” desteklerini sürdürmek zorunda olduklarını vurguladı. Böylelikle Leopar 2 hücum tanklarını vermekte çekingen davranan Scholz hükümeti üzerindeki baskı artırılmış oldu.

Rus

2022’nin ardından Avrupa

2022’nin ardından Avrupa

15 Aralık 2022

Başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa’da neoliberal politikaların, yaşamın her alanının militaristleştirilmesinin, ırkçı-faşist yaklaşımların kökleşmesinin, emperyalist yayılmacılığın ve demokratik ve sosyal haklara yönelik saldırıların ivme kazandığı bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2022 aynı zamanda Avrupa’daki reformist toplumsal ve siyasi solun toplumsal direniş potansiyellerini güçlendirerek egemenleri baskı altına almak yerine meydanı milliyetçi, ırkçı ve faşist hareketlere bıraktığı ve NATO soluna dönüştü bir yıl olarak tarihe geçti.

„2022’nin ardından Avrupa“ weiterlesen

Alternatif arayışları

Alternatif arayışları

Alman tekelci burjuvazisinin Çin Halk Cumhuriyeti ile karmaşık ilişkileri üzerine

Federal Şansölye Olaf Scholz’un tekel temsilcilerini yanına alarak gerçekleştirdiği Pekin ziyareti, Alman tekelci burjuvazisinin Avrupacı ve Transatlantikçi fraksiyonları arasındaki çıkar çatışmalarını ayyuka çıkardı. Aynı zamanda koalisyon içindeki çatlaklar da görünür oldu. Şahin Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock hükümet geleneklerine pek uygun olmayan bir biçimde yurtdışı ziyaretinde kendi Şansölyesini açıkça eleştirmesine rağmen, Scholz Pekin’de yoğun görüşmelerde bulunarak Transatlantikçilerin karşı çıktığı bir “Çin stratejisinde” kararlı olduğunu gösterdi. Nihâyetinde koalisyondaki çatlakların büyüdüğünü görebiliyoruz.

„Alternatif arayışları“ weiterlesen

Savaş komuta merkezi

Savaş komuta merkezi

ABD emperyalizminin Almanya’yı Rusya’ya karşı savaş merkezi hâline getirme planları üzerine

ABD emperyalizminin stratejik rakipler olarak gördüğü Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne yönelik politikalarında Almanya ve Avrupa Birliği üzerinden saldırganlığına ivme kazandırmaya çalıştığı biliniyor. Ha keza, Avrupalı müttefiklerini de kontrolü altında tutmaya çalışması. Hint-Pasifik Bölgesinde asıl rakibi ÇHC’ne karşı askeri yığılma ve kuşatmasını gerçekleştirmek için Avrupalı emperyalist güçler arasında gönüllü destekçiler bulan ABD, Rusya Federasyonu’nun kuşatılma ve zayıflatılma görevini Avrupalı müttefiklerine bırakmaya kararlı. Ancak özellikle Almanya’daki Avrupacı ve Transatlantikçi sermaye fraksiyonları arasında güncel enerji krizi ve bununla bağlantılı olarak baş gösteren ekonomik ve toplumsal sıkıntılar nedeniyle gün yüzüne çıkan çelişkiler bu görevin üstlenilmesini ve yerine getirilmesini zora sokuyor.

„Savaş komuta merkezi“ weiterlesen

Hevesler ve gerçekler

Hevesler ve gerçekler

18 Eylül 2022

Son haftalarda peş peşe kamuoyu önünde açıklamalar yapan Scholz hükümetinin temsilcileri konuşmalarında Alman emperyalizminin meşum heveslerini gizlemeye gerek duymuyorlar. Şansölye Scholz’un Prag’da Almanya’nın öncülük talebini ifade etmesinin ardından bu hafta başında Berlin’de SPD’li Savunma Bakanı Lambrecht Almanya’yı “öncü askeri güç” olarak ilân etti. Hafta ortasında ise Brüksel’de AB-Komisyon Başkanı von der Leyen “Avrupa dış politika ajandasını gözden geçirmeli” ve “demokrasilerin otokratlara karşı küresel blokunu örgütlemeliyiz” diyerek Scholz ve Lambrecht’e destek çıktı.

„Hevesler ve gerçekler“ weiterlesen

Avrupacıların sancıları

Avrupacıların sancıları

11 Eylül 2022

Rusya’ya yönelik yaptırımlar Alman ekonomisinde, bilhassa orta ve küçük ölçekli sermaye fraksiyonlarında sancılara ve dolayısıyla kıpırdanmalara neden oluyor. Bu sermaye kesimleri arasında Transatlantikçi Yeşil İktisat Bakanı Habeck’e ve Dışişleri Bakanı Baerbock’a yönelik sert eleştirinin dozu her geçen gün artıyor. Alman sanayisinin doğal gaz için ABD’ndeki piyasa fiyatlarının sekiz kat fazlasını ödemek zorunda kalmasının şirket iflaslarına ve işletme kapanmalarına yol açacağını vurgulayan sermaye temsilcileri, Federal Hükümeti uyarıyorlar. Burjuva basınında da benzer uyarılar çoğalmaya başladı.

„Avrupacıların sancıları“ weiterlesen

Alman emperyalizminin öncülük talebi

Alman emperyalizminin öncülük talebi

4 Eylül 2022

Scholz’un Prag’daki Karl Üniversitesinde yaptığı konuşma Alman emperyalizminin tüm Avrupa kıtasını tahakkümü altına almayı hedeflediğini bir kez daha gösterdi. İşin tarihsel açıdan ilginç olanı, Alman tekelci burjuvazisinin ne zaman dünyayı yöneten güç olmak için adımlar atmak istese, bunu her defasında Alman sosyal demokrasisine yaptırmasıdır. 1914 savaş kredileri kararı alınıp, dünya yangın yerine döndürüldüğünde; Alman işçi sınıfı hareketinin bölünmesinde, Alman faşizmine giden yolların döşenmesinde veya savaş sonrası Alman ordularının ilk kez yurtdışına gönderilmesinde ve Avrupa’nın militarist-yayılmacı rotaya oturtulmasında işbaşında olanlar her defasında SPD yönetimindeki hükümetlerdi. Bunu muhafazakârları temize çıkartmak için değil, en güçlü emperyalist ülkede bile toplumsal rızanın alınmasının ne denli önemli olduğunu ve bu görevi en iyi Alman sosyal demokratların yerine getirdiğini göstermesi nedeniyle vurgulama gereği duyduk.

„Alman emperyalizminin öncülük talebi“ weiterlesen