Schlagwort: AB

Çürümüş şeyler…

06. Juni 2021  Aktuelles

Çürümüş şeyler…

6 Haziran 2021

Bilinen deyimdir: »Çürümüş bir şeyler var Danimarka devletinde…« Shakespeare’in tam 420 yıl önce kaleme aldığı Hamlet adlı trajedisinde Marcellus’a söylettiği bu cümle, uzun zamandır kokuşmuşluğu, yozlaşmışlığı, bozulmuşluğu, kısacası sinsice yolunda gitmeyen şeyleri betimlemek için kullanılmaktadır. Gerçi Türkçe çevirilerde »Danimarka Krallığında« diye geçer, ancak asıl kastedilen »devlettir« ve cuk oturmaktadır. Günümüze dönersek: Evet, Danimarka devletinde – artık siz bunu Avrupa olarak okuyun – çürümüş çok şey var. Çürüyenlerin başında da burjuva demokrasisi gelmekte.

Ganzen Beitrag lesen »

HDP ve Avrupa’nın derin kaygıları (!)

24. März 2021  Aktuelles

HDP ve Avrupa’nın derin kaygıları (!)

21 Mart 2021

AKP-Saray Rejiminin çekmecesinden çıkardığı topyekûn saldırı planının adım adım uygulandığı ve bu saldırıların giderek sertleşerek devam edeceği belli olunca, Avrupalı partnerlerinin »derin kaygılarını« ifade etmeleri zorunlu oldu – elbette her zaman olduğu gibi timsah gözyaşları dökerek. Berlin-Brüksel-Strasburg üçgeninden gelen açıklamaların adresi, kimi çevrelerin zannettiği gibi AKP-Saray Rejimi değil, tepkileri yumuşatılması gereken muhalif kesimler ve kamuoyudur.

Ganzen Beitrag lesen »

Biden usulü »America First«

13. März 2021  Aktuelles

Biden usulü »America First«

Avrupa’nın sevinci kursağında mı kalacak?

Her yıl savaş tacirlerinin, farklı sermaye grupları ile tekel temsilcilerinin, siyasetçilerin, gazetecilerin ve emperyalist ülkelerin bilimsel (!) kâhinlerinin buluştukları Münih »Güvenlik Konferansı« bu yıl dijital ortamda gerçekleştirildi ve transatlantik emperyalist ortaklığın üç büyük temsilcisini bir araya getirdi. Alman Şansölyesi Merkel ve Fransa Başkanı Macron toplantı öncesinde verdikleri demeçlerde yeni ABD Başkanı Biden’in dış politika açıklamalarını heyecanla beklediklerini söylüyorlardı. Çünkü görüşmelerin merkezinde transatlantik ilişkilerin geleceği duruyordu.

Ganzen Beitrag lesen »

Diplomasi geri dönüyor… muş!

07. Februar 2021  Aktuelles

Diplomasi geri dönüyor… muş!

7 Şubat 2021

ABD Başkanı Joe Biden Avrupa’da merakla beklenen ilk dış politika açıklamasını yaptı ve bizce daha önceki yazılarımızda yaptığımız tespitleri teyit etti. »Amerika yeniden geldi, diplomasi geri döndü« diyen Biden, aslında pek diplomatik olmayan tehditlerde bulunmaktan da kaçınmadı. Hükümetinin kararlı bir şekilde her yerde otoritarizme karşı çıkacağını (!) vurgulayan Biden, »Rusya’nın agresif eylemleri karşısında ABD’nin boyun eğdiği günler sona erdi« dedikten sonra, Çin Halk Cumhuriyeti ile »insan hakları ve uluslararası hukukun zedelenmemesi koşuluyla iş birliğine hazır olduklarını« belirtti.

Ganzen Beitrag lesen »

Karanlıklar çağının kapıları açıldı

30. November 2020  Aktuelles

Karanlıklar çağının kapıları açıldı

Süreklilik kazanan belirsizlikler-güvencesizlikler dönemi ve içerdiği çelişkiler üzerine

İnsanlık tarihi defalarca kez savaşlar, felaketler, salgınlar veya soykırımlar nedeniyle sonrasında »Karanlık Yıllar« veya Hıristiyanlık tarihindeki »Saeculum obscurum – Karanlık Yüzyıl« gibi tanımlamalarla adlandırılan ve medeniyet seviyesinin düştüğü, toplumsal ilerlemenin durduğu, kültürel gelişmenin gerilediği süreçlere tanık oldu. Karanlık yıllarda facialar ve yıkımlar yaşandı, on milyonlarca insan yaşamını yitirdi. Ancak bu süreçler kimi coğrafyalar için hayli karanlık geçerlerken, başka coğrafyalar için aydınlık dönemler anlamına da geldi – aynı Orta Çağ Avrupası ve o dönemin İslam dünyasında olduğu gibi. Ve her defasında karanlık yıllar tanımı, aşıldığı düşünülen geçmiş yıllar için, kendi dönemlerini yüceltmek isteyenler tarafından kullanıldı.

Ganzen Beitrag lesen »

Akdeniz: Kundakçıdan itfaiyeci olmaz

09. August 2020  Aktuelles

Akdeniz: Kundakçıdan itfaiyeci olmaz

9 Ağustos 2020

Geride bıraktığımız hafta, Akdeniz’de suların ne denli tehlikeli biçimde ısınmakta olduğunu gösterdi. Libya iç savaşı, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yataklarının yol açtığı çıkar çatışmaları, deniz yolları ve ticaret alanları üzerine Türkiye ve Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasındaki antlaşma, benzeri bir antlaşmanın Mısır ve Yunanistan arasında imzalanması, tüm bunların doğurduğu ihtilaflar ve AB ile Rusya’nın müdahaleleri ortamın hayli gerildiğini kanıtlıyor. Akdeniz’de önümüzdeki ayların çok hareketli ve hararetli geçeceğinden hareket edebiliriz.

Ganzen Beitrag lesen »

Zirvedeki krizin ardından

26. Juli 2020  Aktuelles

Zirvedeki krizin ardından

26 Temmuz 2020

AB devlet ve hükümet başkanları zirvesinde baş gösteren krizin »cimri dörtlüye« tavizler verilerek çözülmesinin ve AB tarihinin en kapsamlı malî paketinin kabul edilmesinin ardından ortaya çıkan görüngüler Franko-Alman Avrupası’nın zorlanacağına işaret ediyor. Gerçi Merkel, »zor oldu, ama sonunda uzlaşmamız önemliydi« diyerek zirvedeki krizin başarıyla çözülmesini öne çıkartıyor, ama Avrupa Parlamentosu’nun (AP) bütçeye henüz onay vermemesi, ihtilafların şiddeti artarak devam edeceğini gösteriyor.

Ganzen Beitrag lesen »

Franko-Alman Avrupası’na doğru

05. Juli 2020  Aktuelles

Franko-Alman Avrupası’na doğru

5 Temmuz 2020

Almanya medyatik anlamda hayret verici bir sessizlik içerisinde 1 Temmuz 2020’de AB Dönem Başkanlığı’nı devraldı. Hayret verici bir sessizlikle diyoruz, çünkü Alman devleti ne zaman uluslararası bir sorumluluk üstlense, burjuva medyası arifesinden başlayarak borazanlarla bunun kutlamasını yapardı. Bu sefer öyle olmadı. Halbuki Merkel Hükümeti aylar öncesinden hazırlıklarını tamamladığını açıklamıştı: »Almanya’nın öncü rolü güçlendirilecek, sorun çözücü AB devreye girmeye hazır hâle« getirilecekti.

Ganzen Beitrag lesen »

»Sistemik ve stratejik rakip, ama…«

14. Juni 2020  Aktuelles

»Sistemik ve stratejik rakip, ama…«

14 Haziran 2020

Bu hafta Perşembe günü Şansölye Merkel ve ÇHC Başbakanı Li Kıçiang arasında gerçekleştirilen video konferans ve konferans ile bağlantılı haberler, ABD emperyalizminin baskılarına rağmen özellikle Almanya’nın çekingen davranışının ekonomi-politik arka planını açıklıyor. Burjuva basınında yer alan haber-yorumlara baktığımızda, Alman sermayesinin önemli kesimlerinin Merkel’in çizgisini desteklediğini görebiliriz. Bunu Alman Sanayi Birliği BDI Başkanı Dieter Kempf’in »Çin sistemik ve stratejik bir rakip olabilir, ama AB ve Almanya için önemli bir partner olmaya devam etmektedir« açıklamasından okuyabiliriz.

Ganzen Beitrag lesen »

Avrupa’nın ABD-Çin-İkilemi

31. Mai 2020  Aktuelles

Avrupa’nın ABD-Çin-İkilemi

31 Mayıs 2020

ÇHC’nin emperyalist-kapitalist dünya düzeninin hegemonyasına ve uluslararası kurumlardaki Batılı çoğunluğa rağmen, hem belirli ölçüde bağımsız ekonomik gelişmesiyle yurt içinde yoksulluğa karşı büyük başarılar elde etmesi ve halkının ortalama satın alma gücünü artırması, hem de iş birliği ve altyapı yatırımlarına dayanan dış ticaret diplomasisiyle emperyalist güçlerin »arka bahçesinde« at koşturuyor olması, sadece ABD’nin değil, Avrupa’nın da tekel merkezlerinde »Argus bakışlarıyla« izleniyor. Ancak Avrupalı sermaye fraksiyonları henüz hangi tarafın gerçek »Hermes« olduğuna karar verebilmiş değiller.

Ganzen Beitrag lesen »

ABD’nin güncel Çin politikası üzerine (III)

24. Mai 2020  Aktuelles

ABD’nin güncel Çin politikası üzerine (III)

24 Mayıs 2020

ABD öncülüğünde ÇHC’ne karşı geliştirilen saldırgan kuşatma politikası, ÇHC yönetiminin aynı şekilde siyasî-askerî araçlara ağırlık vermesine neden oluyor. ÇHC yönetimi, pandemi sonucu ortaya çıkan ekonomik daralmaya rağmen bu konuda kararlı olduğunu göstermeye çalışıyor. O açıdan Cuma günü Pekin’de başlayan Ulusal Halk Kongresinin gündeminde askerî harcamaların geçen yıla oranla yüzde 6,6 artırılma kararının yer alması bir tesadüf değil.

Ganzen Beitrag lesen »

ABD’nin güncel Çin politikası üzerine (II)

17. Mai 2020  Aktuelles

ABD’nin güncel Çin politikası üzerine (II)

17 Mayıs 2020

İktisadî açıdan zayıf, tarım ağırlıklı, piyasaları uluslararası tekellere zorla açılmış azgelişmiş veya gelişmekte olan eşik ülkelerinin IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar üzerinden borç batağına sürüklenerek, nasıl emperyalist güçlere bağımlı hâle getirildikleri biliniyor. Bunun örneklerini Ukrayna ve Yunanistan’da olduğu gibi, bugün Avrupa’da dahi görmek olanaklıdır. Her ne kadar Batı tarafından deneniyor olsa da bu politikanın ÇHC’ne karşı başarıyla uygulanması olanaksız gözüküyor.

Ganzen Beitrag lesen »

Kurtuluş günü ve umut ışığı

09. Mai 2020  Aktuelles

Kurtuluş günü ve umut ışığı

8 Mayıs 2020

75 yıl önce, yani 8 Mayıs 1945’i 9 Mayıs 1945’e bağlayan gece, Sovyet insanının ve Kızıl Ordu’nun müthiş özverisi sayesinde Avrupa’nın Alman faşizminin prangasından kurtulduğu ilân edilmişti. 8 ve 9 Mayıs 1945, aynı Büyük Ekim Devrimi’nin gerçekleştiği 7 Kasım 1917 gibi, 20. Yüzyılın ve kanımızca bu ana kadarki insanlık tarihinin şüphesiz en önemli olgularından birisidir – salt komünistler, devrimciler ve antifaşistler için değil, barışçıl ve eşit haklı bir gelecek arzusu taşıyan tüm insanlar için! Lenin’in 1917’de imzaladığı »Barış Kararnamesi« nasıl tarihsel bir kırılma anı olduysa, 8 ve 9 Mayıs 1945’de Alman faşizminin koşulsuz kapitülasyonu imzalaması benzer bir kırılma anıdır. Gerek 1917, gerekse de 1945 ezilen ve sömürülenler için bir kurtuluş günü ve umut ışığı olarak işlev görmüşlerdir.

Ganzen Beitrag lesen »

Yeni mülteci antlaşmasına doğru…

24. März 2020  Aktuelles

Yeni mülteci antlaşmasına doğru…

8 Mart 2020

Sınır sosyolojisi ve antropolojisi çalışmalarıyla tanıdığımız Neşe Özgen hocamıza, haddimizi aşarak ufak bir itirazda bulunacağız. Neşe hoca Türkiye yönetiminin mülteci politikasındaki son adımlarına atıfla, »AKP mülteci kanı üzerinden bir atımlık barutunu da harcadı« tespitini yapmış. Mültecilerin AB sınırına yığdırılmalarına Brüksel ve Berlin’den verilen tepkiye bakarak, »bir atımlık barut« tespitine katılmadığımızı, aksine Türk hükümetinin mülteci kartıyla kendi açısından başarılı bir hamle yaptığını düşündüğümüzü belirtmeliyiz.

Ganzen Beitrag lesen »

Transatlantik türbülanslar

03. Januar 2019  Aktuelles

Transatlantik türbülanslar

Bu köşe yazısı 2 Ocak 2019 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Almanya burjuva basınını tarif etmeye kalkışmak gerekirse, kamuoyu görüşünü etkilemedeki ustalığının emsalsiz olduğunu vurgulamak gerekir. Alman devletinin kısa, orta ve uzun vadeli politikalarını, stratejilerini ve planlarını – elbette belirli bir sınır içerisinde – anlayabilmenin yolu Almanya burjuva basınının kodlarını çözebilmekte yatıyor. O açıdan Avrupa’nın geleceğini belirleyecek en etkin güç olarak Alman emperyalizmini anlayabilmek için en iyi şansınız, burjuva basınında farklı sermaye fraksiyonları temsilcilerinin yaptıkları tartışmaları takip etmektir. Ganzen Beitrag lesen »

AB Ordusuna doğru adımlar…

20. Dezember 2018  Aktuelles

AB Ordusuna doğru adımlar…

Bu köşe yazısı 19 Aralık 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Bir yıl önce başlatılan »PESCO – Sürekli Yapısal İşbirliği« (Permanent Strucktured Cooperation) başlıklı Avrupa Birliği projesinin, Alman ve Fransız emperyalizmlerinin dayattığı AB militaristleşme sürecine güçlü bir ivme kattığı bugün daha açık olarak görülüyor. Geleneksel olarak ABD ile daha sıkı işbirliğini savunan Britanya’nın – ki bu nedenle ABD’nin Truva Atı olduğu suçlamasına maruz kalıyordu – BREXİT kararının PESCO projesinin tetikleyicisi olduğunu söyleyebiliriz. Halihazırda 24 AB üyesi ülke projeye dahil edilmiş durumda. Britanya’nın haricinde Danimarka ve Malta projeye katılmıyorlar. Ganzen Beitrag lesen »

»Profesyonel devlet partisi«

14. Dezember 2018  Aktuelles

»Profesyonel devlet partisi«

Bu köşe yazısı 13 Aralık 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Alman sermayesinin baş temsilcisi olan Hıristiyan Demokratik Birlik partisi CDU’da geçen hafta gerçekleşen görev değişimi, sadece Almanya’daki devlet ve hükümet politikalarını etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda emperyalist-kapitalist dünya düzeni içerisindeki çelişkilerin derinliğini de belirleyecek. Çünkü FAZ gazetesinin »profesyonel devlet partisi« olarak nitelendirdiği CDU’da gerçekleşen yönetim değişikliği, sıradan bir parti içi ihtilaf çözümü değildir. Asıl önemli olan yanı, Alman sermaye fraksiyonlarından hangisinin ağırlık kazandığını göstermesidir. Ganzen Beitrag lesen »

Mesafelenme ve İşbirliği Stratejisi

21. November 2018  Aktuelles

Mesafelenme ve İşbirliği Stratejisi

Bu köşe yazısı 21 Kasım 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Avusturyalı AB Komiseri Johannes Hahn’ın »Türkiye ve AB için yolları ayırmak ve üyelik görüşmelerini sonlandırmak, şüphesiz daha dürüst olacaktır« sözlerinden sonra, zaten limonî olan AB-Türkiye ilişkilerinin ömrü tartışılır oldu. Yeni AB üyeliklerinden sorumlu olan bir AB Komiserinin böylesine mutlak bir nokta koyması, doğal olarak kafalarda soru işaretleri oluşturuyor. Sahiden Türkiye’nin 1963’den bu yana devam eden AB macerası sona mı erecek? Ganzen Beitrag lesen »

Alman-Fransız çelişki çözüm yolları

13. November 2018  Aktuelles

Alman-Fransız çelişki çözüm yolları

Bu köşe yazısı 14 Kasım 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Birinci Dünya Paylaşım Savaşının bitişinin yüzüncü yıldönümü vesilesiyle Paris’te yapılan anma töreninde Avrupa’nın »gerçek Avrupa ordusuna« ihtiyacı olduğunu söylerken, Alman Şansölyesi Merkel’in de ısrarla Macron’a destek çıkmış olması, Almanya ile Fransa’nın aralarından su sızmayan partnerler olduğu görünümünü verdi. Ancak Pazartesi burjuva medyasına düşen yorumlar, gerçek resmin ayrıntıda gizli olduğunu gösterdi ve bir kez daha hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını kanıtladı. Ganzen Beitrag lesen »

Bir dönem bitiyor mu?

05. November 2018  Aktuelles

Bir dönem bitiyor mu?

Bu köşe yazısı 3 Kasım 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Merkel’in CDU başkanlığına bir kez daha aday olmayacağını ve siyasetten bir süre sonra çekileceğini açıklamasıyla ortalık »Bir dönem bitiyor« türü analiz enflasyonundan geçilmez oldu. Aslında herhangi bir dönemin bittiği falan yok, olanlar Alman tekelci burjuvazisinin uzun süredir çözmeye çalıştığı yönetim krizinin bir ifadesidir. O açıdan son gelişmeleri kişiler ve söylemleri temelinde değil, tarihsel koşulları, maddi şartları ve içinde hareket ettikleri sınıf ilişkileri temelinde ele almak aydınlatıcı olacaktır. Ganzen Beitrag lesen »