Schlagwort: Çin Halk Cumhuriyeti

Natoculaştırabildiklerimizden misiniz?

03. Juli 2022  Aktuelles

Natoculaştırabildiklerimizden misiniz?

3 Temmuz 2022

Yazının başlığı kimi okur için yabancı veya gülünç gelebilir, ancak emperyalist cephenin son zirvelerinin ardından hayli ciddi ve insanlığın geleceğini tehdit eden bir soru hâline geldiğini vurgulamalıyız. 1989/1990 karşı devriminden sonra burjuva basınında dahi, “artık NATO’ya gerek kalmadı” görüşleri ifade edilirken, bugün savaş aygıtı NATO’nun sadece Kuzey Atlantik İttifakı olarak kalması değil, dünya çapında genişlemesi gerektiği yaygın görüş hâline getirilmeye çalışılıyor. NATO basını kanalıyla ve NATO soluna dönüştürülen reformist akımların desteğiyle neredeyse yaşamın her alanı militarist akıl tarafından esir alınıyor. O açıdan “Natoculaştırabildiklerimizden misiniz” sorusunun, salt ulus devletlere ve egemen sınıflara değil, her insana yönelik bir soru olduğunu söyleyebiliriz.

Ganzen Beitrag lesen »

NATO Zirvesi’nden yeni savaş konsepti çıktı

01. Juli 2022  Aktuelles

NATO Zirvesi’nden yeni savaş konsepti çıktı

1 Temmuz 2022

28-30 Haziran günlerinde Madrid’de düzenlenen NATO Zirvesi sonuçlandı. Zirvede yeni bir Stratejik Konsept kabul edildiği açıklandı. NATO’nun Rusya ve Çin’e karşı yayılmasını temel alan konsept yeni savaşların kapıda olduğunun ilanı oldu. NATO bu yeni Stratejik Konsepti’ni hangi sonuçları olacağını ve Türkiye’nin zirvedeki atraksiyonlarını Murat Çakır ile değerlendirdik.

Ganzen Beitrag lesen »

Ukrayna bahane mi?

12. Juni 2022  Aktuelles

Ukrayna bahane mi?

12 Haziran 2022

Avrupa toplumsal ve siyasi solu Ukrayna konusunda “saldırganlığa karşı çıkma” gerekçesiyle egemen siyasete eklemlenmiş “NATO soluna” dönüştü. Gerçi başta Almanya barış hareketinin bazı bileşenleri olmak üzere farklı kesimlerden itirazlar yükselmiyor değil, ama bu itirazlar uzay boşluğuna yayılan ses dalgaları misali pek dikkate alınmıyor. Bunların dikkate alınmamasının yanı sıra, son süreci dünya çapındaki gelişmeler ve tarihsel arka plan bağlamında ele alan analizler de “komplo teorileri” veya “20’nci Yüzyıldan kalma eskimiş bakış açıları” olarak karalanıyor. Buna karşı Avrupa “solunun” önde gelen isimleri, bürokratik parti aparatlarının kontrolü altındaki medya üzerinden neredeyse her gün “NATO ve uluslararası siyaset konusunda yeni şeyler söylemeliyiz” propagandasını yapıyorlar.

Ganzen Beitrag lesen »

Savaş nasıl durdurulabilir?

05. Juni 2022  Aktuelles

Savaş nasıl durdurulabilir?

5 Haziran 2022

Avrupa toplumları Ukrayna konusundaki aşırı hassasiyetlerini gösterir, hükümetlerinin sosyal ve ekolojik sorunları çözmek yerine devasa silahlanma bütçeleri oluşturmalarına ve savaş aygıtı NATO’nun genişleme adımlarına rıza gösterirken, hiç kuşkusuz akut hâle gelmiş nükleer savaş tehdidine karşı da kaygılarını dile getiriyorlar. Ancak bu tehdidi bertaraf edebilecek ve kalıcı bir barışı sağlayacak koşullar hakkında nerdeyse hiçbir şey söylemiyorlar. On yıllar boyunca savaş aygıtı ve terör yaratıcısı olduğunu kanıtlayan NATO’nun ve ülkelerindeki egemen sınıfların propagandasının esiri olan burjuva toplumları kendi değerlerini dahi unutmuş durumdalar.

Ganzen Beitrag lesen »

NATO’nun yayılmasının nedenleri, hedefleri

02. Juni 2022  Aktuelles

NATO’nun yayılmasının nedenleri, hedefleri

(Politika Gazetesi) ABD’nin Ukrayna’daki kriz sürerken İsveç ve Finlandiya’yı da NATO bünyesine katma hamlesi, Rusya’yı köşeye sıkıştırmak için adımları hızlandırdığını gösteriyor. ABD’nin NATO’yu Doğu’ya ve Kuzey’e genişletmesinin nedenlerini, olası sonuçlarını ve ülkelerin pozisyonlarını Murat Çakır ile görüştük.

Ganzen Beitrag lesen »

Alman emperyalizminin kundakçılığı

27. April 2022  Aktuelles

Alman emperyalizminin kundakçılığı

Almanya’nın Ukrayna ve Kürdistan politikaları üzerine

25 Nisan 2022

Alman faşizminin yenilgisinin ardından kurulan iki kutuplu dünya düzeni ve emperyalist güçlerce başlatılan Soğuk Savaş Federal Almanya’daki (FAC) sermaye fraksiyonlarının yenilgiyi, ABD emperyalizminin hegemonyasını ve kendilerini kontrol altında tutmak için kurgulanan “Avrupa Çatısını” kabullenmeye zorlamıştı. Kısa süre sonra yeniden palazlanan Alman tekelci burjuvazisi hiç vazgeçmediği dünya devi olma hedefi uğruna çeşitli tavizlere boyun eğmiş, FAC’nin 1949’da “Amerikalıları içerde, Rusları dışarıda ve Almanları aşağıda tutmak” için kurulan savaş aygıtı NATO’ya 1955’te üye olmasını sağlamış ve kısa zamanda “Avrupa Çatısının” öncü gücü hâline gelmişti. Kendisinden üç yıl önce üye olan Türkiye’nin NATO’daki hamiliğini de üstlenen Alman emperyalizmi, bir yandan meşum “Alman-Türk-Silah kardeşliğini” yeniden kurarken, diğer yandan da FAC’nin Soğuk Savaşın cephe ülkesi olması nedeniyle Batı Alman sendika hareketine sosyal devlet tavizleri vermek zorunda kalmıştı. Ama bu tavizler aynı zamanda sendikal hareketin ve bağlı olduğu Alman sosyal demokrasisinin kooptasyon yoluyla sisteme entegre edilmesini de sağladılar. Böylelikle “Ren Kapitalizmi” olarak da adlandırılan FAC emperyalist cephenin “örnek ülkesi” hâline geldi.

Ganzen Beitrag lesen »

Putin Batıyı birleştirdi mi?

27. März 2022  Aktuelles

Putin Batıyı birleştirdi mi?

27 Mart 2022

Avrupalı Transatlantikçiler son günlerde, özellikle AB, NATO ve G7 zirvelerinin hemen öncesinde ve sonrasında dillerine yeni bir hikâye doladılar: “Batı hiç olmadığı kadar ABD öncülüğünde bütünleşti”. Hikâyenin temel dayanağı da “Putin Batıyı birleştirdi” söylemi. Bilhassa reformist solun egemen siyasete eklemlendiği ve tarihsel bağlantılar ile düşünme yoksunu kafalar karışık olduğundan, hikâye büyümesi için verimli topraklar bulabiliyor. Böylelikle de insanlığın iki karşı bloktan birinin, yani ya “demokrasi ve insan hakları savunucusu” Batı blokunun ya da “otokratik ve yayılmacı” Rusya-Çin blokunun yanında yer almaya “karar vermek zorunda kaldığı” efsanesi yayılıyor.

Ganzen Beitrag lesen »

Akıl uykuya daldığında…

23. Januar 2022  Aktuelles

Akıl uykuya daldığında…

23 Ocak 2022

Francisco Goya 1799 yılında çizdiği resimlerden birine “Akıl uykuya daldığında canavarlar uyanır” biçiminde Türkçeye çevrilebilecek bir başlık koymuştu. Tarihçiler Goya’nın bu resmiyle ancak aklın ve bilgeliğin insanlığı “aptallık, cehalet ve ahlaksızlıktan” koruduğu mesajını vermek istediğini yazmaktadırlar. Bilginin paylaşılmasının ve bilgeliğin aptallık, cehalet ve ahlaksızlığın yarattığı canavarlarla baş edebileceği de şüphe götürmüyor zaten. Burada yanlış anlaşılmamak için cümle içinde kullandığımız “ahlaksızlıktan” hurafelere dayalı ve patriarkal ahlak anlayışının yokluğunu kastetmediğimizi not edelim.

Ganzen Beitrag lesen »

Eskalasyon sarmalı

22. Januar 2022  Aktuelles

Eskalasyon sarmalı

Savaş aygıtı NATO’nun genişleme ve çatışma politikasına dair

Geride bıraktığımız otuz yılı aşkın süreç emperyalizmin derinleşen kapitalist krizlere giderek artan saldırganlıkla – hem ülkelerin içinde hem de dünya çapında – yanıt verdiğini gösterdi. Ama aynı şekilde bugün tek kutuplu emperyalist-kapitalist dünya düzeninin de zayıflamakta olduğuna tanık olmaktayız. Çok kutuplu bir dünya düzeninin oluşmakta olması, Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin emperyalist egemenlik yapılarının boyunduruğundan kurtulmaya çalışmaları ve kalıcılaşan çoklu kriz ortamlarının çözümsüzlüğünün egemen sınıflar arasında yarattığı baygınlık, emperyalist saldırganlığı daha da körüklemektedir.

Ganzen Beitrag lesen »

Yeşillerin gerçek yüzü

16. Januar 2022  Aktuelles

Yeşillerin gerçek yüzü

16 Ocak 2022

Scholz hükümeti ve özellikle Yeşiller hakkında kaleme aldığımız eleştiriler nedeniyle bazı tepkiler geldi. Tepkileri, “16 yıl iktidarda kalan muhafazakâr bir Şansölyenin ardından bir sosyal demokrat geldi ve ekolojik-sol Yeşiller partisi iktidar ortağı oldu. Göçmenler bakan ve devlet müsteşarı seviyesine geldiler, daha ne istiyorsun?” biçiminde özetlemek mümkün. O nedenle “Bilal’e anlatır” gibi, Yeşilleri neden eleştirdiğimizi, gerçek yüzlerini tanıtarak anlatmamız farz oldu.

Ganzen Beitrag lesen »

“Tilki kurnazlığı”

09. Januar 2022  Aktuelles

“Tilki kurnazlığı”

9 Ocak 2022

Almanya’nın Transatlantikçi şahin Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock geride bıraktığımız hafta ABD’li meslektaşı Antony Blinken’i ziyaret etti. Görüşme sonrasında yapılan basın toplantısı savaş çığırtkanı iki bakanın nasıl aynı telden ve olayları ters yüz eden bir anlatımla konuştuklarına sahne oldu. Ziyaretin tam da ABD ile Rusya Federasyonu arasındaki Ukrayna görüşmelerine rastlamasının Almanya’daki burjuva basınında kaygıyla not edilmesi Blinken’i rahatsız etmiş olacak ki, “Avrupa’nın güvenlik çıkarlarını gözetmeden Rusya ile anlaşmayız” açıklamasını yapmayı gerekli gördü.

Ganzen Beitrag lesen »

Neyin ne olduğunu söyleyerek

02. Januar 2022  Aktuelles

Neyin ne olduğunu söyleyerek

2 Ocak 2022

Geride bıraktığımız iki yılı aşkın Pandemi süreci, asıl krizin “Corona-Krizi” olmadığını, aksine Pandemi ile dünya çapında şiddetlenen derin kapitalist kriz olduğunu kanıtladı. Dünyanın hemen her köşesinde egemen sınıflar, sınıfsal özlerine uygun biçimde Pandemiyi ve Pandeminin yol açtığı sonuçları sosyal ve demokratik hakların daha da budanması, krizlerin yarattığı yükleri çalışan sınıfların üstlenmesi ve sermayenin, bu durumda özellikle uluslararası ilaç tekellerinin kârlarına kâr katması için kullandılar, kullanmaya devam ediyorlar. Geniş kitleler güvencesiz çalıştırma, işsizlik ve yoksulluk sarmalı ile boğuşurken, tekeller sadece kârlarını artırmakla kalmadı, kamu bütçelerinden devasa desteklerle Pandemi sonuçlarını hafifletebildiler.

Ganzen Beitrag lesen »

“Aman ne güzel!”

28. November 2021  Aktuelles

“Aman ne güzel!”

28 Kasım 2021

Almanya’da yeni kabinede yer alacak isimler ortaya çıktıkça burjuva basınında destekleyici yorumlar artıyor. Aynı şekilde sosyal medyada da gelişmelere sevinenlerin mesajları yer alıyor. “Bir Alman-Türk’ü bakan olacakmış, aman ne güzel!” veya “Alman dış politikası bir kadına emanet edilecek, aman ne güzel!” türünden güzellemelere rastlamak mümkün. Özellikle göçmen kökenlilerin Yeşillerin parti sağının en çığırtkan temsilcisi olan Cem Özdemir’in Federal Tarım Bakanı olmasına sevinmeleri dikkat çekiyor. Irkçılığın kökleştiği bir dönemde bu anlaşılır bir reaksiyon, “ama” olmasa.

Ganzen Beitrag lesen »

NATO 2030: Yeni ajanda, yeni savaşlar

31. August 2021  Aktuelles

NATO 2030: Yeni ajanda, yeni savaşlar

Emperyalist savaş aygıtı NATO’nun stratejik konsepti üzerine

NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları 14 Haziran 2021’de Brüksel’de olağan zirvelerinden birisi için buluştuktan sonra burjuva basınında bu buluşmanın »olağanüstü sonuçlarının« müjdesi (!) verilmekteydi. »Kriz yönetimi« adı altında ve çeşitli »insan hakları« gerekçeleriyle farklı coğrafyalarda savaşlar yürüten ve çatışmalar körükleyen NATO yeni ajandasıyla yeni »koruma« görevlerine hazırlanıyordu. Tüm medya güzellemelerine rağmen bu yılki NATO Zirvesi asıl planlamanın »sistem rekabeti« adı altında Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’ni (okuma kolaylığı için buradan itibaren »Rusya« ve »Çin« tanımı kullanacağız) hedefine koyan bir stratejik yönelim olduğunu kanıtladı. Zirve, »küresel sistem rekabeti çağındayız« diyen NATO Genel Sekreteri Jens Soltenberg’i »NATO 2030« belgesi temelinde yeni stratejik konsepti hazırlama görevi verildikten sonra sona ermişti.

Ganzen Beitrag lesen »

Tanınma kanalları açıldı…

22. August 2021  Aktuelles

Tanınma kanalları açıldı…

22 Ağustos 2021

ABD emperyalizminin müttefiklerinin desteğiyle askeri güçlerini Ortadoğu ve Merkez-Güney Asya’dan çekerek, Hint-Pasifik Bölgesine yoğunlaştırmasının dünya çapında yerel ve bölgesel güç ilişkilerini doğrudan etkileyeceğini ve içerdiği tehlikeleri önceki yazılarımızda belirtmiştik. O açıdan Türkiye’nin, Çavuşoğlu’nun açıkladığı gibi, »Taliban ile değişik kanallardan iletişim kuruyor« ve tek NATO ülkesi olarak Afganistan’daki askeri varlığını büyük olasılıkla devam ettirecek olması pek şaşırtıcı bir gelişme değil.

Ganzen Beitrag lesen »

Yeniden Talibanistan

04. Juli 2021  Aktuelles

Yeniden Talibanistan

4 Temmuz 2021

Afganistan’da yaklaşık 20 yıl süren emperyalist işgal sonrasında yeni bir çatışmalı sürecin başlayacağı şimdiden görünüyor. ABD ve NATO’nun ülkedeki en büyük askeri yapılanması olan Bagram Üssünün boşaltılması ve NATO askerlerinin büyük bir bölümünün ülkelerine geri döndürülmeleriyle işgalin resmi sonu başlatılmış oldu. Son NATO Liderler Toplantısında kararlaştırıldığı gibi, sadece başkent Kabil’de geçiş sürecini desteklemek ve havalimanını korumak için az sayıda NATO askeri bırakılacak. Bilindiği üzere havalimanını koruma görevi, 2001’den bu yana işgali destekleyen Türkiye’ye bırakıldı.

Ganzen Beitrag lesen »

G7, BRICS, Quad…

13. Juni 2021  Aktuelles

G7, BRICS, Quad…

13 Haziran 2021

Burjuva medyasına bakılacak olursa, bugün Cornwall’de sona erecek olan G7-Zirvesi »21. Yüzyılın uluslararası ilişkilerinde belirgin bir dönüm noktasını« marke etmiş olacak. Zirvenin sahiden de belirgin bir dönüm noktası olacağı şüphe götürmüyor, zira Biden yönetimi altındaki ABD emperyalizmi Çin Halk Cumhuriyeti’ne (ÇHC) yönelik saldırganlığını kurmakta olduğu yeni ittifaklarla artıracak. Aynı zamanda da şimdiye kadar ÇHC konusunda hayli çekimser tavır takınan Alman sermaye fraksiyonlarını planlara katılmaya daha çok zorlayabilecek.

Ganzen Beitrag lesen »

Jeopolitik yakınlaşma mı?

11. April 2021  Aktuelles

Jeopolitik yakınlaşma mı?

11 Nisan 2021

Moskova ve Pekin arasındaki flörtleşme, her ne kadar Rus tarafının »ilişkilerimizin tarihindeki en iyi seviyeye ulaşması, NATO’ya rakip bir ittifakın kuruluyor olması anlamına gelmez« (S. Lavrov) açıklamasıyla sıradanlaştırılmaya çalışılsa da Batı’daki alarm zilleri çoktan çalmaya başladı. Avrupa’daki burjuva medyası Rusya Federasyonu (RF) ve Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) Dışişleri Bakanlarının 4 Şubat’ta yaptıkları telefon görüşmesini »tehditler artıyor« diye yorumladı. O açıdan bu flörtleşmeyi iki ülkenin çıkarları temelinde irdelemek aydınlatıcı olacak.

Ganzen Beitrag lesen »

Gelecek Pasifik’te belirlenecek

09. April 2021  Aktuelles

Gelecek Pasifik’te belirlenecek

Ulusal Halk Kongresinin kararları ışığında Çin Halk Cumhuriyeti ve dünya politikalarına etkileri üzerine

Dünyanın, dolayısıyla insanlığın yakın geleceğinin Pasifik Bölgesindeki gelişmeler tarafından – olumlu veya olumsuz anlamda – belirleneceğini söylersek, bu, en azından güncel koşullar altında abartılı bir iddia olmayacaktır. Emperyalist-kapitalist dünya düzeninin içinde debelendiği çoklu kriz ortamının meydan okumalarını, ABD emperyalizminin Çin Halk Cumhuriyeti’ne (ÇHC) karşı artan saldırganlığını ve ÇHC’nin dünya çapında genişleyen iktisadi ve siyasi etki alanlarını göz önünde tutarsak, bu iddianın altını doldurabiliriz.

Ganzen Beitrag lesen »

Biden usulü »America First«

13. März 2021  Aktuelles

Biden usulü »America First«

Avrupa’nın sevinci kursağında mı kalacak?

Her yıl savaş tacirlerinin, farklı sermaye grupları ile tekel temsilcilerinin, siyasetçilerin, gazetecilerin ve emperyalist ülkelerin bilimsel (!) kâhinlerinin buluştukları Münih »Güvenlik Konferansı« bu yıl dijital ortamda gerçekleştirildi ve transatlantik emperyalist ortaklığın üç büyük temsilcisini bir araya getirdi. Alman Şansölyesi Merkel ve Fransa Başkanı Macron toplantı öncesinde verdikleri demeçlerde yeni ABD Başkanı Biden’in dış politika açıklamalarını heyecanla beklediklerini söylüyorlardı. Çünkü görüşmelerin merkezinde transatlantik ilişkilerin geleceği duruyordu.

Ganzen Beitrag lesen »