Ehlileştirmeden evcilleştirmeye

Almanya’daki seçim yılının sonuçları egemen siyaset üzerinde baskısını artıran bir fırtına yaratırken, Alman burjuvazisinin çirkef yüzünü de bir kez daha açığa çıkarttı. SPD ve Yeşillere yakın medya kuruluşları da dahil, tüm burjuva medyası ağızlarından salyalar akıtarak reformist Sol Partiye savaş açmış durumda. “Antisemitizm” ve “organize suç örgütü üyelerine yakınlık” gibi suçlamalar, “kamusallaştırma fantezileri” gibi antikomünist söylemlerle Berlin’de seçimi kazanan Sol Partiyi hizaya getirmeye çalışıyorlar.

„Ehlileştirmeden evcilleştirmeye“ weiterlesen

Almanya’daki seçimlerin gösterdikleri

Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin’de yapılan eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’daki “süper seçim yılı” sonuçlanmış oldu. Faşist AfD Mecklenburg-Vorpommern’de birinci parti olurken, Berlin’de, önceki yazılarımızda öngördüğümüz gibi, Sol Parti yarışı önde bitirdi. İktidar partisi CDU Mecklenburg-Vorpommern’de barajın altında kalarak tarihi bir yenilgi aldı. Berlin’de de oy kaybı yaşayarak hükümetten uzaklaştırıldı. Şansölye Merz ise seçim sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra basının karşısına geçti ve olası istifa taleplerinin önünü almaya çalıştı.

„Almanya’daki seçimlerin gösterdikleri“ weiterlesen

Alacakaranlıkta bir Şansölye

18 Eylül 2026

Faşist AfD’nin seçim başarıları Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinde taht kavgalarına yol açacak gibi. CDU’nun olağanüstü oy kayıpları parti içerisinde Şansölye Merz’e yönelik eleştirilerin dozunu artırmaya başladı. Hatta partinin gençlik örgütünün saymanı bir televizyon programında “Bu Şansölye ile artık seçim kazanılamaz” diyerek, Merz’in bir daha aday olmaması gerektiğini vurguladı. Görüldüğü kadarıyla bazı muhafazakarlar Federal Hükümetin içinde bulunduğu krizi Merz’i kurban ederek aşmayı düşünüyorlar.

„Alacakaranlıkta bir Şansölye“ weiterlesen

Alman işçileri faşistleşiyor mu?

Başlık son derece anlamsız ve provokatif gelebilir. Ancak güncel araştırmalar ırkçı-faşist AfD partisinin Alman işçi sınıfı arasında, özellikle de sendikalarda örgütlü işçiler arasında giderek daha fazla taraftar bulduğunu ve işçiler arasında faşizan yaklaşımların olağanlaşma tandansı gösterdiğini gösteriyor. Her ne kadar veriler bu tezi doğruluyor gibi görünse de sayılara yakından bakmakta ve nedenleri irdelemekte fayda var.

„Alman işçileri faşistleşiyor mu?“ weiterlesen

Refah şovenizmi eyaleti

Geçen pazar günü yapılan Baden-Württemberg Eyalet Parlamentosu seçimleriyle Almanya’da “Süper seçim yılı” başlamış oldu. Daha önceki köşe yazımızda bu yıl yapılacak seçimlerin asıl öneminin çoğunluk toplumundaki faşistleşme sürecinin nasıl bir ivme kazanacağını göstermesinde yattığını belirtmiştik. Nitekim ırkçı-faşist AfD, tüm yolsuzluk haberlerine rağmen oylarını ikiye katlayarak, yüzde 18,8 ile Eyalet Meclisindeki en büyük “muhalefet” oldu. Gerçi seçimleri Yeşiller, daha doğrusu kampanyasında partisinin adını dahi anmayan Cem Özdemir kazandı, ancak bir politika değişikliği olacağını beklemek büyük naiflik olacak.

„Refah şovenizmi eyaleti“ weiterlesen

Almanya’daki faşistleşme süreci

Bu yıl Almanya’da beş eyalette seçimler yapılacak. 8 Mart’ta Baden-Württemberg’de, 22 Mart’ta Rheinland-Pflaz’da, 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’da, 22 Eylül’de de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de seçmenler yeni Eyalet Parlamentolarını ve yeni eyalet hükümetlerini seçecekler. Ayrıca aynı tarihlerde Aşağı-Saksonya, Bavyera, Berlin ve Hessen eyaletlerinde yerel seçimler gerçekleştirilecek. Burjuva medyasına baktığımızda, bu seçim yılının Merz hükümeti için önemli bir sınav olacağı yorumlarının yapıldığını görebiliriz. Nihayetinde özellikle Eyalet Parlamentosu seçimleri salt bölgesel değil, ülke düzeyinde de siyasi etkide bulunacaklar.

„Almanya’daki faşistleşme süreci“ weiterlesen

Açık bloklaşma

Açık bloklaşma

16 Ekim 2022

Alman sosyal demokrasisinin Marksist entelektüellerinden ve “Marburg Okulu” öncülerinden Wolfgang Abendroth Almanya’daki burjuva parlamentarizmini “örtülü blok sistemi” olarak nitelendirmekteydi. Abendroth özellikle SPD’nin Marksist ilkelerinden vazgeçerek sendikal hareketle birlikte sisteme entegre edilmesiyle “özünde partiler arasında yaşamsal önemdeki sorunlara değil, sadece yönetici kadroların kim olacağına dair siyasi mücadele yürütülen örtülü bir blok sistemi oluştuğunu” tespit ediyordu. Abendroth’un bu analizinin genel hatlarıyla hâlâ geçerli olduğu söylenebilir.

„Açık bloklaşma“ weiterlesen

Mutasyon

Mutasyon

15 Mayıs 2022

Karl Marx 1848 ve sonrasında Fransa’daki gelişmeleri tahlil ederken kapitalist devletin siyasi biçim dönüşümü hakkında kısaca şu sonuçlara varmıştı: Parlamenter cumhuriyet, burjuvazinin farklı fraksiyonlarının birlikte egemen olabildikleri ve çıkarlarını karşılıklı olarak kollayabildikleri bir siyasi biçimdir. Bu siyasi biçim burjuva egemenliğinin etkin meşruiyetinin halkın iradesi olarak gösterilmesini olanaklı kılar. Sosyal reformist partilerin demokratik-cumhuriyetçi kurumlardaki temsil edilmesi durumunda ücretli emek ve sermaye arasındaki çelişki seçimler sonrasında zayıflar. O açıdan okura bugünü daha iyi anlayabilmek için Marx’ın “Louis Bonaparte’ın 18’inci Brumaire’i” adlı eserini tekrar okumayı salık vermek isteriz.

„Mutasyon“ weiterlesen

Egemen siyasetin meşruiyet kaybı

Egemen siyasetin meşruiyet kaybı

Almanya seçimleri üzerine bir değerlendirme çabası

28 Eylül 2021

Federal Parlamento Seçimleri Almanya’daki “büyük” partiler arasındaki güç dengelerindeki değişimi açığa çıkardı. Her ne kadar bu gerçek asıl belirleyici olan toplumsal güç dengelerinde bir değişime yol açmasa da emperyalist-kapitalist devletlerin karşı karşıya bulundukları çoklu krizlere çözüm getiremediklerine ve özellikle toplumsal rıza üretiminde zorluk çekmeye devam ettiklerine işaret etmektedir. Seçimler bununla birlikte, SPD’nin birinci parti olmasına ve Yeşiller partisinin oylarını artırmasına rağmen, sağın güçlendiğini göstermektedir. Ama kanımızca seçimlerin en önemli sonucu, egemen siyasetin meşruiyet kaybının belirginleşmiş olmasıdır.

„Egemen siyasetin meşruiyet kaybı“ weiterlesen

Almanya: Seçimler yaklaşırken (2)

Almanya: Seçimler yaklaşırken (2)

5 Eylül 2021

Federal Parlamento Seçimlerine üç hafta kala anketler muhafazakârların SPD’nin gerisine düştüklerini gösteriyor. CDU/CSU Merkel sonrası için gösterdiği Şansölye adayı ile oy kaybederken, SPD sempati topluyor. Anketlere göre hâlihazırda SPD’nin yüzde 25, CDU/CSU’nun yüzde 20, Yeşillerin 16, FDP’nin 13, ırkçı-faşist AfD’nin 12 ve Sol Parti’nin yüzde 6 oy alması bekleniyor. Bununla birlikte kararsızlar seçmenlerin yüzde 28’ini oluşturuyor. Böylesi bir tablo da yeni hükümetin üç partili bir koalisyondan oluşma ihtimalini artırıyor.

„Almanya: Seçimler yaklaşırken (2)“ weiterlesen

Alman burjuvazisinin yönetim krizi

Alman burjuvazisinin yönetim krizi

Bu köşe yazısı 25 Kasım 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Federal Parlamento seçimlerinden bu yana geçen iki aylık süreç içerisinde hâlâ bir hükümetin kurulamamış olması, Avrupa’yı kapsayan çoklu kriz ortamının Almanya’daki yönetim kriziyle zenginleştiğini gösteriyor. Aslına bakılırsa bu yılın eyalet ve Federal Parlamento seçimleri Alman tekelci burjuvazisinin ciddî bir yönetim kriziyle karşı karşıya kalacağına işaret etmekteydi. Şaşırtıcı bir gelişme değil nitekim. Ancak buradan Avrupa’nın merkezî gücü olan Alman emperyalizminin istikrarsızlık dönemine gireceği sonucu çıkartılmamalı. Aksine, toplumsal rızanın yaratılmasının kolaylaşması daha olası. „Alman burjuvazisinin yönetim krizi“ weiterlesen