ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattıkları saldırı savaşının sonucunda Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz’e giriş noktası olan Bab el-Mandab’ın fiilen kapatılması Avrupa’yı, ama özellikle enerji kaynakları ithalatına bağımlı olan Almanya’yı olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle Avrupalı devletler risk oranını azaltan alternatif güzergâhlar arayışına girmekteler. Basına yansıyan haberlere göre Körfez ülkelerinden yapılacak nakliyatların Mısır, Suriye ve Türkiye üzerinden yeni boru hatlarıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor.
„Koridor arayışı mı, jeoekonomik çıkarlar mı?“ weiterlesenKüresel Fay Hatları: Topyekûn Savaş Sarmalı ve Bölgesel Çatışmalar
Güncel ihtilafların olası kümülatif sonuçları üzerine…
Son yazılarımızda İran’a yönelik saldırı savaşının dünya çapındaki etkilerini ve insanlığı yok edebilecek şiddetteki nükleer savaş tehlikesine ne denli yakınlaştığımızı anlatmaya çalıştık. Gerçi bu tehlikeye gerek Politika Gazetesi’nde gerekse de farklı devrimci yayınlarda yeterince dikkat çekildi, ama bu sefer konuyu farklı bir senaryo üzerinden irdelemek istiyoruz. Elbette bu senaryo bazı varsayımlara ve tahminlere dayanmaktadır, ancak gerçekleşme olasılığının güncel ihtilaflara bakarak ve engelleyici faktörlerin zayıflaması veya yok olması durumunda hayli yüksek olduğunu düşündüğümüzü belirtmeliyiz. Dünya çapında bir kaosa yol açabileceğini düşündüğümüz senaryo gerek Batılı emperyalist güçlerin gerekse de Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin kendi iç sorunlarına odaklanmaları ve/veya birbirleriyle olan mücadeleye hapsolmaları durumunda müdahale kapasitelerinin zayıflaması, yani vekalet savaşlarını denetleme olanaklarının azalması sonucu nelerin olabileceği sorusu üzerine kuruludur. Dünyanın farklı coğrafyalarında, özellikle hassas bölgelerdeki güncel ve donmuş ihtilaflar ABD, Rusya ve ÇHC’nin denetleme ve müdahale olanakları eksildiğinde ne gibi sonuçlar yaratabilir? Bununla bağlantılı olan soru, dünyamızın 2026 yılında sonraları kontrol edilemeyecek bir topyekûn savaş sarmalına mı girdiği sorusudur. Makalemizde bu soruların yanıtlarını farklı bölgelerdeki reel ihtilaflara bakarak arayacağız.
„Küresel Fay Hatları: Topyekûn Savaş Sarmalı ve Bölgesel Çatışmalar“ weiterlesenAkdeniz ve muhaliflerin görevleri
Akdeniz ve muhaliflerin görevleri
16 Ağustos 2020
Avrupa medyası bugünlerde Doğu Akdeniz, Ege ve Libya üçgenindeki sıcak gelişmelere yoğunlaşıyor. Özellikle Türkiye’nin »Oruç Reis« sondaj gemisini savaş gemileri refakatinde Yunanistan’ın Münhasır Ekonomik Bölge olarak gördüğü sulara göndermesi, neredeyse tüm burjuva basınının »savaş mı çıkacak« sorusunu manşetlerine taşımasına neden oldu. Yorumcular genellikle Türk hükümetinin Akdeniz ihtilafını iç sorunların üzerini örtmek için kullandığını iddia ediyor.
Akdeniz: Kundakçıdan itfaiyeci olmaz
Akdeniz: Kundakçıdan itfaiyeci olmaz
9 Ağustos 2020
Geride bıraktığımız hafta, Akdeniz’de suların ne denli tehlikeli biçimde ısınmakta olduğunu gösterdi. Libya iç savaşı, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yataklarının yol açtığı çıkar çatışmaları, deniz yolları ve ticaret alanları üzerine Türkiye ve Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasındaki antlaşma, benzeri bir antlaşmanın Mısır ve Yunanistan arasında imzalanması, tüm bunların doğurduğu ihtilaflar ve AB ile Rusya’nın müdahaleleri ortamın hayli gerildiğini kanıtlıyor. Akdeniz’de önümüzdeki ayların çok hareketli ve hararetli geçeceğinden hareket edebiliriz.
„Akdeniz: Kundakçıdan itfaiyeci olmaz“ weiterlesen