Schlagwort: Türkiye işçi sınıfı

Rejim krizde: Neden? Ve ne yapmalı?

29. Juli 2018  Aktuelles

Rejim krizde: Neden? Ve ne yapmalı?

Türkiye’deki gerici-faşist ittifakın 24 Haziran baskın seçimlerinden kırılgan iktidar ilişkilerini stabilize ederek çıkmasından bu yana muhalif kesimlerde hâlâ belirli bir kafa karışıklığı hakim. Bilhassa kentli laik orta katmanlar hayal kırıklığından ve gerici-faşist ittifaka oy veren Sünni-muhafazakâr yoksul kesimlere duydukları derin öfkeden kurtulamıyorlar. Bu kesimlerdeki hayal kırıklığının en büyük nedeninin parlamentodaki burjuva muhalefetinin salt propagandadan ibaret söylemlerine bakarak, iktidarın değiştirilebileceği hüsnükuruntusuna kapılmaları olduğunu söyleyebiliriz. Komünistler, reel güç ilişkilerini ve siyasal rejimin karakterini göz önünde tutarak, »büyük olasılıkla ya diktatörlük ya da demokrasiye açılacak yol için bir dönemeç« tespitini yapmışlar ve gerici-faşist ittifakın geri püskürtülüp, AKP-Saray-Rejimine darbe indirilmesinin olanaklı olduğunu vurgulamışlardı. Ganzen Beitrag lesen »

Demokratik Konfederalizm – Daha iyi bir sosyalizm mi?

28. Juni 2018  Aktuelles

Demokratik Konfederalizm – Daha iyi bir sosyalizm mi?

Abdullah Öcalan’ın tezlerine devrimci-eleştirel bir katkı denemesi

Türkiyeli komünistlerin Kürt Özgürlük Hareketi (KÖH) ile ilişkileri ilkesel olmak zorundadır, konjonktürel değil. Bu çerçevede Kürt halkının özgürlük mücadelesiyle dayanışma, komünist olmanın “olmazsa olmaz” koşullarından birisidir. Nihayetinde, milliyetler sorununun demokratik çözümünün sadece Türkiye’de değil, tüm Ortadoğu’da sosyalizm mücadelesi için daha iyi koşullar yaratacağının ve bu mücadeleye ivme katacağının bilincinde olan komünistler açısından Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkını önkoşulsuz tanımak, KÖH’nin siyaseti, ideolojisi ve pratiğini eleştirel biçimde ele almanın temel şartıdır. Ganzen Beitrag lesen »

Siyah, komünist, işçi…

25. Mai 2018  Aktuelles

Siyah, komünist, işçi…

Bu köşe yazısı 26 Mayıs 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Gerici-faşist AKP-MHP ittifakının, içinde debelendikleri çoklu kriz ortamının yol açacağı çok önceden öngörülen tsunamisi öncesinde baskın seçim kararı alarak, tam neleri planladığını bilemiyoruz. Açık faşist diktatörlük inşasına ivme kazandırmak, iktidarı güvence altına almak istediklerini ancak tahmin edebiliriz. Yaptıkları ve söylediklerinden bu sonucu çıkartmak zor bir şey değil. Ama hiç istemedikleri bir gelişmeyi, HDP’nin ezilen ve sömürülen sınıfları kucaklayabilen bir çatı olarak, 24 Haziran’ın yegane demokratik alternatifine dönüşmesini tetiklerini söyleyebiliriz. Ganzen Beitrag lesen »