Devlet terörü neden gerekli görülüyor?

15 Ocak 2026

Minneapolis kentinde ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) polisinin Renee Good adlı kadını vurmasının ardından ABD’de alevlenen kitlesel protestolar Avrupa’daki iki yüzlü burjuva medyası tarafından “Trump’ı püskürtecek umut kıvılcımları” olarak yorumlanıyor. Bu “kıvılcımların” Trump yönetimine karşı geniş bir toplumsal direnişi tetiklemesi kanımızca hayli şüpheli. Şüpheli, çünkü var olan protestolara sonuç alıcı biçimde süreklilik kazandırabilecek bir öncü siyasi özne ufukta görünmüyor. Basın açıklamalarıyla yetinen Demokrat Parti’nin – her ne kadar bazı milletvekilleri cesaret gösteriyor olsalar da – böylesi bir öncülüğü üstlenmesi pek olası gözükmüyor. Kaldı ki ABD işçi sınıfının büyük bir çoğunluğu halihazırda Trump yönetiminin arkasında duruyor.

Bizce asıl yanıtlanması gereken soru, küçümsenemeyecek bir toplumsal desteğe sahip olan Trump yönetiminin ülke içerisinde polis şiddetine ve devlet terörü sarmalına neden ihtiyaç duyduğudur. Ki aynı soru Avrupalı devletler için de geçerlidir.

„Devlet terörü neden gerekli görülüyor?“ weiterlesen

Kapitalist sömürünün siyahi hâli

Kapitalist sömürünün siyahi hâli

28 Mayıs 2020

Polis şiddetinin salt yoksullara karşı değil, sistem için tehdit oluşturan durumlarda orta katmanlara ve varlıklılara dahi yönelebileceğini kanıtlayan 2013 Haziran Direnişinin yıldönümünde Okyanus ötesinden yeni şiddet haberleri geldi. Tesadüfen orada bulunanların çektikleri görüntüler, siyah Amerikalı George Floyd’un bir beyaz polis tarafından nasıl katledildiğini gösteriyor. Görüntüler sosyal medyaya düşmeseydi, muhtemelen bu olay »bir suçlunun mukavemetine karşı gösterilen ölçülü polis yaptırımının talihsiz sonucu« diye, sıradan bir vaka gibi lanse edilecekti – aynı her sekiz saatte bir siyah Amerikalının beyaz polislerce katledildiği, ama genelde TV ekranlarına yansımayan olaylarda olduğu gibi.

„Kapitalist sömürünün siyahi hâli“ weiterlesen