Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?

Sol Partinin Berlin zaferi, ardından geçen hafta 50 bin öğrencinin zorunlu askerliğe karşı okul grevleri düzenlemesi ve gene geçen cumartesi Alman Sendikalar Birliği DGB’nin çağrısıyla farklı kentlerde Merz hükümetinin sosyal politikalarını protesto için sokaklara çıkan 175 bin insan, acaba Almanya’da ibre sol muhalefetten yana mı dönüyor sorusunu akla getirdi. Yarın, yani 3 Ekim’de Berlin ve Stuttgart’ta Alman barış hareketinin çağrısıyla barışseverler savaş hazırlıklarını protesto etmek için sokakları dolduracak.

„Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?“ weiterlesen

Alman sendikaları hala “mış” gibi…

Geçen cumartesi Alman Sendikalar Birliği DGB’nin çağrısıyla farklı kentlerde 170 binden fazla insan sosyal kısıtlamalara karşı sokaklara çıktı. Eylemler burjuva basınında kısa haber kategorisinden fazla ilgi bulmadı. Buna karşı gene geçen hafta 50 bin öğrencinin zorunlu askerliğe karşı gerçekleştirdikleri okul grevleri, karalanarak olsa da daha fazla ilgi çekti. Zaten burjuva basını için önemli olan eylemcilerin sayısı değil, egemen siyasete yönelik sert itirazdı.

„Alman sendikaları hala “mış” gibi…“ weiterlesen

Alacakaranlıkta bir Şansölye

18 Eylül 2026

Faşist AfD’nin seçim başarıları Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinde taht kavgalarına yol açacak gibi. CDU’nun olağanüstü oy kayıpları parti içerisinde Şansölye Merz’e yönelik eleştirilerin dozunu artırmaya başladı. Hatta partinin gençlik örgütünün saymanı bir televizyon programında “Bu Şansölye ile artık seçim kazanılamaz” diyerek, Merz’in bir daha aday olmaması gerektiğini vurguladı. Görüldüğü kadarıyla bazı muhafazakarlar Federal Hükümetin içinde bulunduğu krizi Merz’i kurban ederek aşmayı düşünüyorlar.

„Alacakaranlıkta bir Şansölye“ weiterlesen

“Gestapo 2.0” mı?

Hitler faşizmi 1933’te iktidarı ele geçirir geçirmez yaptığı ilk işlerden birisi, Prusya Polis Teşkilatı’nın siyasi bürosunu Hermann Göring’in yönetiminde “Geheime Staatspolizei” (Devlet Gizli Polisi), kısaca Gestapo’ya dönüştürmekti. Her türlü parlamenter kontrol dışında ve cezadan muaf tutulan Gestapo’nun özellikle 1936’da Heinrich Himmler’in yönetimi altına uyguladığı vahşet biliniyor. Tarih kitaplarını okumayanlar bile muhtemelen Holywood filmlerinden Gestapo’nun nasıl kullanıldığının ve başta toplama kampları olmak üzere, faşist vahşetin ne tür bir aracı olduğunu öğrenmişlerdir.

„“Gestapo 2.0” mı?“ weiterlesen

“Burgfrieden” siyaseti ve Alman sendikaları

Orta çağdan kalma “Burgfrieden” [Kale Barışı] teriminin Alman işçi sınıfının tarihinde uğursuz bir anlamı var. 1914’te, Birinci Emperyalist Dünya Paylaşım Savaşı başlamadan önce, Alman sosyal demokratları ve etkileri altındaki Alman sendikaları egemen sınıflarla iç politik çekişmeleri, grevleri ve sınıf mücadelesini “ertelemek” üzere uzlaşmışlardı. Bu uzlaşı sonucunda sosyal demokratlar sadece savaş kredilerine onay vermekle kalmamış, aynı zamanda da “ulusal çıkarlar” gerekçesiyle, başta basın ve düşünce özgürlüğü olmak üzere özgürlüklerin rafa kaldırılmasını kabul etmişlerdi. Sonrası biliniyor… Akıllarda kalan ve anılması gereken Karl Liebknecht’in tek başına bu politikalara karşı verdiği mücadeledir.

„“Burgfrieden” siyaseti ve Alman sendikaları“ weiterlesen

1 Mayıs: Almanya’da sıradan bir gün

Savaş ve kriz sarmalı Almanya’daki egemen siyaseti ve temsil ettikleri sermaye fraksiyonlarını her zamanki yöntemlerine başvurmaya itiyor: Krizin ve militarist dönüşümün faturasını çalışan sınıflara ve yoksullara çıkarmaya! Sınıf mücadelesinden çoktan vazgeçmiş ve “sosyal partnerliğe” indirgenmiş sendikalar olduğu müddetçe de bunları yapmak kolaylarına geliyor. Ama gene de dünya çapında işçi sınıfının mücadele günü olarak kutlanan 1 Mayıs Almanya’da sıradan bir gün haline gelmesine rağmen, 1 Mayıs kutlamaları hala gözlerine batıyor, yok etmeye çalışıyorlar.

„1 Mayıs: Almanya’da sıradan bir gün“ weiterlesen

Almanya’daki faşistleşme süreci

Bu yıl Almanya’da beş eyalette seçimler yapılacak. 8 Mart’ta Baden-Württemberg’de, 22 Mart’ta Rheinland-Pflaz’da, 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’da, 22 Eylül’de de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de seçmenler yeni Eyalet Parlamentolarını ve yeni eyalet hükümetlerini seçecekler. Ayrıca aynı tarihlerde Aşağı-Saksonya, Bavyera, Berlin ve Hessen eyaletlerinde yerel seçimler gerçekleştirilecek. Burjuva medyasına baktığımızda, bu seçim yılının Merz hükümeti için önemli bir sınav olacağı yorumlarının yapıldığını görebiliriz. Nihayetinde özellikle Eyalet Parlamentosu seçimleri salt bölgesel değil, ülke düzeyinde de siyasi etkide bulunacaklar.

„Almanya’daki faşistleşme süreci“ weiterlesen