Yeni güvenlik mimarisi ve “Mutlak Butlan”

Türkiye’deki ana muhalefet partisine yönelik siyasi kararın ardındaki jeopolitik dinamikler üzerine

Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik “Mutlak Butlan” kararının bir sivil darbe ve iç politika eksenindeki tanımlanmasının yarım kalan bir analiz olduğunu kısaca 29 Mayıs 2026 tarihli köşe yazımızda telgraf stilinde anlatmaya çalışmış ve okura tespitimizi gerekçelendireceğimiz detaylı bir makaleyi en kısa zamanda hazırlama sözünü vermiştik. Okuduğunuz bu yazı ile sözümüzü yerine getirmeyi amaçlıyoruz.

Köşe yazımızda buzdağının altının görülmesi gerektiğini anımsatmış, salt iç politika gözlüğü ile yapılan analizlerin eksik kalacağını ve resmin bütününü görebilmek için, Balkanlar-Kafkasya-Ortadoğu üçgenindeki gelişmeleri okumak gerektiğini belirtmiştik. Özcesi, siyasi bir karar olan “Mutlak Butlan” kararının iç siyasi hedeften ziyade, Türkiye’deki karar vericilerin operasyonel bir dış tehdide karşı alınacak adımları güvence altına alacak bir yönetim istikrarı tedbiri olduğu sonucunu çıkarmıştık. Kapsamı sınırlı olan bir köşe yazısında tespitimizi detaylı bir şekilde açıklayabilmek olanaklı değil elbette. O nedenle belirttiğimiz sonuca nasıl ulaştığımızı bu yazı ile açıklamaya çalışalım.

„Yeni güvenlik mimarisi ve “Mutlak Butlan”“ weiterlesen

Sivil darbeden fazlası…

Türkiye’deki ana muhalefet partisine yönelik “Mutlak Butlan” kararı birçok kesim tarafından sivil darbe olarak tanımlanıyor. İç politika açısından yapılan bu değerlendirmenin şüphesiz doğru yanı var. Ama gelişmeleri sadece sivil darbe olarak tanımlamak, Balkanlar-Kafkasya-Ortadoğu üçgenindeki Türkiye ile bağlantılı gelişmeleri hesaba katmamak, kanımızca resmin bütününü görmeyi zorlaştırmakta, yanılgı payını artırmaktadır. “Mutlak Butlan” kararının bizce asıl nedeni Türkiye’deki karar vericilerin dış politikada gördükleri bir operasyonel tehdide karşı atılması planlanan adımları güvenceye alacak bir yönetim istikrarını sağlama çabasıdır.

„Sivil darbeden fazlası…“ weiterlesen

Hevesler ve gerçekler

Hevesler ve gerçekler

18 Eylül 2022

Son haftalarda peş peşe kamuoyu önünde açıklamalar yapan Scholz hükümetinin temsilcileri konuşmalarında Alman emperyalizminin meşum heveslerini gizlemeye gerek duymuyorlar. Şansölye Scholz’un Prag’da Almanya’nın öncülük talebini ifade etmesinin ardından bu hafta başında Berlin’de SPD’li Savunma Bakanı Lambrecht Almanya’yı “öncü askeri güç” olarak ilân etti. Hafta ortasında ise Brüksel’de AB-Komisyon Başkanı von der Leyen “Avrupa dış politika ajandasını gözden geçirmeli” ve “demokrasilerin otokratlara karşı küresel blokunu örgütlemeliyiz” diyerek Scholz ve Lambrecht’e destek çıktı.

„Hevesler ve gerçekler“ weiterlesen

Transatlantikçilerin atağı ve medya

Transatlantikçilerin atağı ve medya

6 Eylül 2020

Ana akım medya olarak adlandırılan burjuva medyası egemen görüşe aykırı komplo teorilerine karşı hassas olduğu kadar, temsil ettikleri sermaye fraksiyonlarının çıkarlarını kollamak ve kamuoyunu manipüle etmek için hassas komplo teorileri geliştirmede ustadır. Muhalif medya üzerindeki baskıların artması, burjuva medyasının bu konuda pervasızlaşmasının da önünü açmaktadır. Dahası, Batı Avrupa’nın »demokratik konsensüsü« ile kısmen garantilenen »bağımsız kalite gazeteciliği« artık en fazla sistem alternatifinin belirlediği 20. Yüzyılın artığı olarak hafızalarda kalmıştır.

„Transatlantikçilerin atağı ve medya“ weiterlesen

Erdoğan’ın doğru Katar tavrı

Erdoğan’ın doğru Katar tavrı

Bu yazı 1 Temmuz 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Katar krizi, bıçakların bilendiği yeni bir döneme giriyor. Çünkü Katar’a dayatılan ve on gün içinde kabul edilmesi istenilen 13 maddelik ültimatom yenilir, yutulur cinsten değil. Uluslararası siyasette gelecek için örnek teşkil edecek bir durumla karşı karşıyayız. Buna rağmen muhalif kesimlerde »düşmanımın düşmanı dostumdur« yaklaşımıyla benzer bir girişimin »Erdoğan’ın da başına gelebileceği« beklentileri ifade ediliyor. Emperyalizmin ve bölge despotlarının politikalarını meşrulaştıran bu beklentilere itiraz etmemiz gerekiyor. „Erdoğan’ın doğru Katar tavrı“ weiterlesen