Schlagwort: ırkçılık

Irkçılık nedir?

20. Dezember 2018  Aktuelles

Irkçılık nedir?

Bu köşe yazısı 22 Aralık 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Özgür basının ve özellikle ona gönüllü katkıda bulunan devrimci-demokrat köşe yazarlarının temel görevi, bilgilenme olanakları egemenlerce ellerinden alınmış ezilen ve sömürülen kitlelerin bilgiye ulaşmasına, sosyopolitik ve ekonomik gelişmelerin arka planında yatan nedenleri görmelerine yardımcı olmaktır. Görevin hakkınca yerine getirilebilmesinin ön koşulu da, kalem sahibinin uzmanlaştığı konularda katkı sağlamasıdır. Böylelikle farklı uzmanlık alanlarından bakışla hem belirli bir çeşitlilik, hem de resmin tamamını gösteren bir temel çerçevenin oluşturulması sağlanabilir. Ganzen Beitrag lesen »

»Profesyonel devlet partisi«

14. Dezember 2018  Aktuelles

»Profesyonel devlet partisi«

Bu köşe yazısı 13 Aralık 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Alman sermayesinin baş temsilcisi olan Hıristiyan Demokratik Birlik partisi CDU’da geçen hafta gerçekleşen görev değişimi, sadece Almanya’daki devlet ve hükümet politikalarını etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda emperyalist-kapitalist dünya düzeni içerisindeki çelişkilerin derinliğini de belirleyecek. Çünkü FAZ gazetesinin »profesyonel devlet partisi« olarak nitelendirdiği CDU’da gerçekleşen yönetim değişikliği, sıradan bir parti içi ihtilaf çözümü değildir. Asıl önemli olan yanı, Alman sermaye fraksiyonlarından hangisinin ağırlık kazandığını göstermesidir. Ganzen Beitrag lesen »

1933’ün tekrarı mümkün mü?

26. September 2018  Aktuelles

1933’ün tekrarı mümkün mü?

Bu köşe yazısı 25 Eylül 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Almanya’daki anketler ırkçı-faşist AfD partisinin ikinci büyük parti seviyesine geldiğini gösteriyor. AfD’nin böylesi bir toplumsal desteğe sahip olması, reformist solda paniğe yol açıyor. Yapılan tartışmalarda, yeni bir »faşist diktatörlük« tehlikesinin kapıya dayandığı ve bu nedenle »faşizme karşı burjuva-liberal kesimleri de içeren bir halk cephesi« kurulması gerektiği vurgulanıyor. Bizce asıl bu tartışma sol güçler açısından çok daha derin bir tehlikeyi içeriyor. Ganzen Beitrag lesen »

Marx, Chemnitz ve faşizm

31. August 2018  Aktuelles

Marx, Chemnitz ve faşizm

Bu köşe yazısı 1 Eylül 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

1989-1990 karşı devrimine dek »Karl-Marx-Stadt« adını taşıyan Chemnitz kenti bugünlerde (yeniden) ırkçı-faşist saldırılar nedeniyle Alman burjuva basınının manşetlerinden düşmüyor. Koca Karl Marx heykeli önünde toplanmış ırkçı ve faşist güruhun fotoğrafı, şimdiden bir sembole dönüştü. Eğer karşı devrimin tarihsel bir görseline ihtiyaç olsa idi, Chemnitz’deki o fotoğraftan daha iyisi düşünülemezdi. Ganzen Beitrag lesen »

Kapitalizmin çirkin suratı

07. Juli 2018  Aktuelles

Kapitalizmin çirkin suratı

Bu köşe yazısı 7 Temmuz 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Burjuva medyasının »Mülteci krizi« diye adlandırdığı insanlık dramı – çünkü her gün onlarca insanın yaşamını yitirdiği bir olgu kriz değil, dramdır – genel anlamıyla burjuva toplumlarının gerçek yüzünü, kapitalist üretim tarzının çirkin suratını ortaya çıkartıyor. Yaşam biçimleri, tüketim alışkanlıkları, üretim ilişkileri ve egemenlerine sağladıkları rıza ile burjuva toplumları dünyanın canına okunmasını destekliyor, ekolojik felaketleri tetiklemeye devam ediyor ve her türlü insanî değerin gün be gün yok olmasına göz yumuyorlar. Destekledikleri rant ve kâr anlayışını temel alan politikaların sonuçları ise hâlihazırda 65 milyon insanı mülteciliğe zorlarken, dünya çapında yaratılan zenginliklerin küçük bir azınlığın elinde toplanmasına neden oluyor. Ganzen Beitrag lesen »

»İdeolojisi olmayan savaş« mı?

19. April 2018  Aktuelles

»İdeolojisi olmayan savaş« mı?

Bu köşe yazısı 21 Nisan 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Genelde dünya çapındaki, özelde ise bölgedeki gelişmeleri tarihsel maddecilik temelinde açıklamaya çalışan analizler çeşitli itirazlarla karşılaşıyorlar. Bu itirazları »günümüz dünyasını marksist jargonla açıklamak mümkün değil« cümlesiyle özetleyebiliriz. Bizce liberal bir okumadan ibaret olan bu yaklaşım Kürdistanlı aktivistler arasında da yaygın. Ancak »marksist jargon« olmayan analizlere baktığımızda, kültüralist açıklama çabalarının yanı sıra, bunların da »toplumsal sınıflar« veya »sermaye« gibi terimlere başvurmak zorunda olduklarını görmekteyiz. Ganzen Beitrag lesen »

Daha kötüsüne hazırlıklı olmak…

17. Februar 2018  Aktuelles

Daha kötüsüne hazırlıklı olmak…

Bu köşe yazısı 17 Şubat 2018 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gaetelerinde yayımlanmıştır.

Bugüne kadarki toplumların tarihi sınıf mücadeleleri tarihi olduğu kadar, ırkçılığın da tarihidir. Çünkü ırkçılık bir iktidar ve güç ilişkisidir, egemen iktidar ve mülkiyet ilişkileri üzerine kuruludur. Bilhassa günümüzün burjuva toplumlarındaki çelişkilerin sistem karşıtı dirence yol açmalarını engelleyen belki de en önemli egemenlik aracıdır. Yarattığı »biz ve ötekiler« konstrüksiyonu ve »biz kolektifine« tanıdığı sosyal imtiyazlarla kapitalist sömürünün en sağlam harcını oluşturmaktadır ırkçılık. Ganzen Beitrag lesen »

Irkçıları yoksullar mı seçiyor?

29. September 2017  Aktuelles

Irkçıları yoksullar mı seçiyor?

Bu köşe yazısı 30 Eylül 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Çarşamba günü yayımlanan seçim analizimize bazı itirazlar geldi. Kimi istatistiki verileri temel alan itirazlarda, »AfD’ye yoksulların oturduğu mahallelerde en fazla oy çıktığına« dikkat çekiliyor. Burjuva medyasının yorumlarına ve istatistiklerine şüphe ile yaklaşmak gereğini unutmadan, yoksul ve işsizlerden de AfD’ye oy verildiğini elbette söyleyebiliriz. Ama, »AfD’yi çoğunlukla yoksullar seçti« iddiası doğru mu? Bu iddiayı bir irdeleyelim. Ganzen Beitrag lesen »

Irkçılar suçlu, ya biz?

15. September 2017  Aktuelles

Irkçılar suçlu, ya biz?

Bu köşe yazısı 16 Eylül 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Alman faşizmi, Kızıl Ordu’nun büyük katkısı ve Sovyet insanlarının özverisi sonucunda yenildikten sonra, Dachau yakınlarındaki toplama kampına götürülen Dachau sakinleri ceset yığınlarını gördüklerinde, »bu vahşetten hiç haberimiz yoktu« diyorlardı. Sanki yaz günleri, krematoryumdan çıkan küllerin üstlerine kar gibi yağmasını hiç görmemişler, katledilen Yahudilerin, komünistlerin, sendikacıların mallarını yağmalamamışlar gibi… Tarih her zaman »hiç haberimiz yoktu« diyenleri yargılamıştır, yargılayacaktır. Tarihin alınlarına vurduğu damga hiç bir zaman silinmeyecektir. Ganzen Beitrag lesen »