Schlagwort: Almanya

Emperyalizmden medet umanın sonu…

17. August 2018  Aktuelles

Emperyalizmden medet umanın sonu…

Bu köşe yazısı 18 Ağustos 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Erdoğan’ın Eylül sonunda yapacağı Almanya ziyareti bir taraftan Alman kamuoyunu meşgul ederken, diğer taraftan da Almanya’daki Kürdistanlı ve Türkiyeli devrimci-demokrat kesimleri harekete geçirdi. »Demokratik Güç Birliği« platformunun yaptığı açıklamaya göre, farklı kesimlerden insanlar 29 Eylül’de Berlin’de »Erdoğan not welcome« diyecekler. Protestolardaki eleştiri okları sadece Erdoğan’a değil, »kirli politikalara destek çıkan Batılı hükümetlere« de yönelik. Öyle ya, devrimciler Alman emperyalizminden medet umacak değiller… Ganzen Beitrag lesen »

Paranoya ve »Allah’ın lütfu«

14. August 2018  Aktuelles

Paranoya ve »Allah’ın lütfu«

Bu köşe yazısı 15 Ağustos 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak hafta sonundaki hengameden sonra Pazartesi günü Alman Ekonomi Bakanlığından yapılan »Türk ekonomisinin istikrarlı olması bizim de çıkarımıza« açıklamasından »memnuniyet duyduğunu« belirtmiş. Bakan Albayrak Alman burjuva medyasında çıkan diğer haber ve yorumları okumamışa benziyor. Çünkü okusaydı, »Türk hükümetinin paranoyasından« bahseden ve Ankara’da ABD başkanının yaptırımlarını, asıl sorunların üstünü örtmeye yarayan bir »Allah’ın lütfu« olarak okunmasını eleştiren ekonomi yorumlarından pek hoşnut kalmazdı. Ganzen Beitrag lesen »

Almanya’nın Türkiye ilgisinin nedenleri

08. August 2018  Aktuelles

Almanya’nın Türkiye ilgisinin nedenleri

Bu köşe yazısı 8 Ağustos 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Almanya’daki burjuva basınında Türkiye söz konusu olduğunda iki konu öne çıkıyor: Türkiye’nin içine düştüğü ekonomik kriz ve Erdoğan’ın planlanan devlet ziyareti. Haberlerde krizin derinleşmesi ve Erdoğan’ın Almanya ziyaretinin »kutuplaştırıcı« etkisinden kaygılanıldığı bildiriliyor. Her ne kadar bugünlerde ABD ve Türkiye arasında süren gerilim önem kazanmış gibi görünse de, satır aralarında Alman emperyalizminin »ellerini ovuşturduğunu« okumak pek âlâ mümkün. Görüldüğü kadarıyla Kaiser Wilhelm döneminden bu yana süren »Alman-Türk kardeşliği« gücünden hiç bir şey kaybetmemiş. Ganzen Beitrag lesen »

Kapitalizmin çirkin suratı

07. Juli 2018  Aktuelles

Kapitalizmin çirkin suratı

Bu köşe yazısı 7 Temmuz 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Burjuva medyasının »Mülteci krizi« diye adlandırdığı insanlık dramı – çünkü her gün onlarca insanın yaşamını yitirdiği bir olgu kriz değil, dramdır – genel anlamıyla burjuva toplumlarının gerçek yüzünü, kapitalist üretim tarzının çirkin suratını ortaya çıkartıyor. Yaşam biçimleri, tüketim alışkanlıkları, üretim ilişkileri ve egemenlerine sağladıkları rıza ile burjuva toplumları dünyanın canına okunmasını destekliyor, ekolojik felaketleri tetiklemeye devam ediyor ve her türlü insanî değerin gün be gün yok olmasına göz yumuyorlar. Destekledikleri rant ve kâr anlayışını temel alan politikaların sonuçları ise hâlihazırda 65 milyon insanı mülteciliğe zorlarken, dünya çapında yaratılan zenginliklerin küçük bir azınlığın elinde toplanmasına neden oluyor. Ganzen Beitrag lesen »

»Demokrasi, Kürtler sayesinde gelecek!«

16. Juni 2018  Allgemein

»Demokrasi, Kürtler sayesinde gelecek!«

Bu köşe yazısı 16 Haziran 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Almanya’da yaşayan ve Kürt Özgürlük Hareketine son derece mesafeli yaklaşan bir sosyalist arkadaşımızı, 2009 yılında Amed’de ilk kez gerçekleştirilen Mezopotamya Sosyal Forumuna katılmaya ikna edebilmiştik. Arkadaşımız bir tanıdığı sayesinde konaklayabileceği bir aile bulmuş, hatta Amed’de bir kaç gün daha kalmıştı. Daha sonra tesadüfen İstanbul’da buluştuğumuzda, henüz merhaba bile demeden, »ya ağabey, bu ülkeye demokrasi gelecekse Kürtler sayesinde gelecek« demişti. Ganzen Beitrag lesen »

»Gurbetçi« oyları

01. Juni 2018  Aktuelles

»Gurbetçi« oyları

Bu köşe yazısı 2 Haziran 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Baskın seçim sath-ı mailinde – özellikle Almanya için – son 15 güne girmiş bulunuyoruz. 19 Haziran’a kadar partiler, yeniden hatırladıkları »gurbetçilerden« oy alabilmek için çaba gösterecekler. Elbette burada »gurbetçi« kavramını ironi olarak kullanıyoruz, yurt dışı oylarının Türkiye seçimlerindeki etkisini küçümsemek maksadıyla değil. İki taraflı bir »kritik« de içeren ironiye daha sonraları değiniriz. Ganzen Beitrag lesen »

Anti-Tekelci strateji ve komünistler

19. Mai 2018  Aktuelles

Anti-Tekelci strateji ve komünistler

Barış, demokrasi ve devrim tartışmaları üzerine

1989/1990 karşı devriminden bu yana geçen sürede, karşı devrimin tüm tahribatına, işçi sınıfı hareketi ile dünya komünist hareketinin neredeyse mücadelenin ilk yıllarına döndüren darbeler almalarına rağmen, günümüz dünyasında kapitalizmin tarihin sonu olmadığına, sömürüsüz ve barışçıl bir gelecek olabileceğine dair inançlar azalmadı. Aksine, dünya çapında farklı alanlarda yürütülen mücadelelerde kapitalist olmayan bir gelişmenin gerekli olduğunu, bunun için uluslararası tekellerin hakimiyetinin kırılmasının, aşağıdan yukarıya ve yatay iktidar ilişkilerinin kurulmasının ve ekolojik, kâr amacı gütmeyen, kooperatif, kamunun demokratik kontrolü altında olan bir iktisatın yerleştirilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan görüşler daha sıklıkla ve daha güçlü olarak ifade edilmekteler. »Kapitalizm alternatifsiz değildir« veya »başka bir dünya mümkün« şiarları ister gelişmiş merkez kapitalist ülkelerde olsun, isterse de gelişmekte olan ülkelerde olsun, bilhassa genç nüfus arasında giderek daha yaygınlaşmakta, postmodern kimlik mücadeleleri içerisinde öğütülen kitleler arasında taraftar bulmaktadır. »Başka bir dünyanın« nasıl kurulacağı, sosyalizmin »özgürlükçü« mü, »demokratik« mi yoksa »daha farklı« mı olacağı konusunda kafalar açık olmasa da, »mümkün olan başka dünyanın« ancak sosyalizm olabileceği konusunda neredeyse herkes hem fikir. Ganzen Beitrag lesen »

»Çekirdeksizleştirme«

19. Mai 2018  Aktuelles

»Çekirdeksizleştirme«

Bu köşe yazısı 19 Mayıs 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Almanya’da kentlerin sosyal dokusunun değiştirilerek, kamusal alanların özel sermaye birikimine peşkeş çekilmesi biçiminde gerçekleşen kentsel dönüşüme yönelik tepkileri azaltmak için başvurulan araçlardan birisi, tarihi binaların »çekirdeksizleştirme« işlemidir. Binaların dış cephesi konserve edilirken, dış duvarlar haricinde tüm yapının yıkılıp, yeniden inşa edilmesine »Entkernung«, yani »çekirdeksizleştirme« deniliyor. Böylece tarihi dış cephe sayesinde, bina tamamen yenilenmesine rağmen, tarihin korunduğu görüntüsüne ve direncin kırılmasına neden oluyor. Ganzen Beitrag lesen »

Perşembe’nin gelişi…

12. Mai 2018  Aktuelles

Perşembe’nin gelişi…

Bu köşe yazısı 12 Mayıs 2018 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Alman faşizmi, 1 Eylül 1939’da Polonya’ya saldırarak İkinci Dünya Paylaşım Savaşını başlatmadan önce propaganda savaşını başlatmış ve yalan haberleri devreye sokmuştu. Örneğin 30 Ağustos 1939 tarihli Wochenschau »Alman Rayh’ı Polonya’nın kısa zaman içerisinde Doğu sınırlarımıza saldırmasını beklemektedir ve bu nedenle güvenlik önlemlerini artırmıştır« haberini yayıyordu. Nitekim 1 Eylül sabah saat 5:45’de bizzat Hitler’in »ateş ederek karşılık verilmektedir« yalanıyla 50 milyondan fazla insanın yaşamına mal olan büyük savaş başlamıştı. Ganzen Beitrag lesen »

Devrim umudu yitirilse eğer…

04. April 2018  Aktuelles

Devrim umudu yitirilse eğer…

Avrupalı komünistlerin Suriye değerlendirmeleri üzerine

Suriye’deki gelişmeler Avrupa, ama bilhassa Almanya barış hareketi içerisinde ciddî tartışmalara, kimi noktalarda ayrışmalara neden oluyor. Avrupa’daki Komünist Partileri, toplumsal ağırlıklarına ters orantılı biçimde barış hareketi içerisinde hiç de küçümsenemeyecek bir etkiye sahipler. Komünistler açısından son derece önemli olan bu mevzi, doğal olarak Komünist Partilerindeki sorunlu Suriye analizlerinden ve bunlarla bağlantılı olan yanılgılarından olumsuz etkilenmektedir. Tartışmaların odak noktasını sadece Suriye ve dolayısıyla tüm Ortadoğu’ya yönelik olan emperyalist stratejiler değil, Suriye’deki rejimin niteliği, Rusya Federasyonu’nun rolü ve en önemlisi YPG/YPJ’nin Demokratik Suriye Güçleri (SDF) çatısı altında ABD ordusu ile girdiği taktiksel-askerî işbirliğine yönelik eleştiriler oluşturuyor. Tartışmada belirleyici söylem, »Rojavalı Kürtler ABD emperyalizminin taşeronluğunu yapıyorlar« suçlamasıdır. Bu söylem Türkiye’deki okurun yabancı olmadığı ve Kemalizmin etkisi altındaki sol ve sağ oportünizmin dile getirdiği ulusalcı söylemden farklı değil. Görüldüğü kadarıyla Avrupalı komünistler arasında da Arap ulusalcılığından mustarip Irak ve Suriye komünistlerinin ulus devlet pozisyonları etkin olmaktadır. Ganzen Beitrag lesen »

Merkel’in timsah gözyaşları ve yasaklar…

04. April 2018  Aktuelles

Merkel’in timsah gözyaşları ve yasaklar…

Bu köşe yazısı 24 Mart 2018 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Kalın çizgilerle altını çizerek defalarca belirtmiştik: Alman tekelci burjuvazisi dünyanın en deneyimli, en rafine ve en saldırgan egemen sınıfıdır diye. Sağ olsun Şansölye Merkel söylediklerimizi bir kez daha teyit etti. Yeniden »Büyük Koalisyon« kurulmasının ardından Federal Parlamento’da yaptığı ilk hükümet açıklamasında Rusya’yı Doğu Guta bağlamında »en sert biçimde« eleştirdikten sonra, »Türkiye’nin güvenlik menfaatlerine rağmen Afrin’de olanlar (…) kabul edilemez. Bunu da en sert şekilde kınıyoruz« diyerek, »timsah gözyaşları« deyimine yeni bir alaycılık derecesi kattı. Ganzen Beitrag lesen »

Afrin ve Avrupa barış hareketi

09. März 2018  Aktuelles

Afrin ve Avrupa barış hareketi

Bu köşe yazısı 10 Mart 2018 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Avrupa barış hareketinde kafalar hayli karışık. Mesele tabii ki Suriye ve AKP-Saray-Rejiminin Afrin’e yönelik işgal harekâtı. Barış hareketinin önemli bir kesimi elbette işgale ve Afrin’de işlenen savaş suçlarına karşı gerçekleştirilen eylemleri destekliyor ve katılıma çağırıyor. Ancak aynı zamanda da barış hareketini oluşturan kurumlar arasında hararetli tartışmalar yürütülüyor. Özellikle Almanya’da Mart sonunda yapılacak olan Paskalya Yürüyüşleri için hazırlanan bildiriler, kimi barış girişiminin itirazına maruz kalıyor ve ayrışmalar yaşanıyor. Ganzen Beitrag lesen »

İhanet emperyalizmin karakteridir

26. Januar 2018  Aktuelles

İhanet emperyalizmin karakteridir

Bu köşe yazısı 27 Ocak 2018 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

AKP-Saray-Rejiminin Afrin’e yönelik, ama asıl hedefi açık faşist diktatörlük inşasına ivme kazandırmak olan işgal harekâtı, görünürde uluslararası camianın »tepkisini« çekiyor. Burjuva basınına bakarsak, ABD’sinden F. Almanya’sına, Fransa’sından Rusya’sına dek bütün ülkeler kaygılı! »İki tarafa da itidal« çağrısı yapıyorlar. BM Şartına bu denli aykırı saldırgan bir girişim ancak böyle basitleştirilebilir doğrusu. Tarihi, aynı zamanda ihanetler tarihi olan Kürdistan bir kez daha uluslararası bir ihanete kurban edilmek isteniyor – asıl olan budur. Ganzen Beitrag lesen »

Devrim – Proletarya olmadan asla!

18. Dezember 2017  Aktuelles

Devrim – Proletarya olmadan asla!

SYKP tarafından 16 – 17 Aralık 2017 tarihlerinde Basel’de gerçekleştirilen »100. Yılında Ekim Devrimi Sempozyumu«nun »Ekim Devriminde ve günümüzde işçi sınıfının durumu ve rolü nedir?« başlıklı ikinci oturumda yapılan konuşmanın metni: Ganzen Beitrag lesen »

Alman burjuvazisinin yönetim krizi

26. November 2017  Aktuelles

Alman burjuvazisinin yönetim krizi

Bu köşe yazısı 25 Kasım 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Federal Parlamento seçimlerinden bu yana geçen iki aylık süreç içerisinde hâlâ bir hükümetin kurulamamış olması, Avrupa’yı kapsayan çoklu kriz ortamının Almanya’daki yönetim kriziyle zenginleştiğini gösteriyor. Aslına bakılırsa bu yılın eyalet ve Federal Parlamento seçimleri Alman tekelci burjuvazisinin ciddî bir yönetim kriziyle karşı karşıya kalacağına işaret etmekteydi. Şaşırtıcı bir gelişme değil nitekim. Ancak buradan Avrupa’nın merkezî gücü olan Alman emperyalizminin istikrarsızlık dönemine gireceği sonucu çıkartılmamalı. Aksine, toplumsal rızanın yaratılmasının kolaylaşması daha olası. Ganzen Beitrag lesen »

AB emperyalizminin »Pesco«su

17. November 2017  Aktuelles

AB emperyalizminin »Pesco«su

Bu köşe yazısı 18 Kasım 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Bilirsiniz, Avrupa’da İtalyan mutfağı pek tutulur. Özellikle pesto soslu makarna çeşitleri hayli leziz olur. Ancak şu sıralar AB hükümetlerinin masaya koydukları »Pesco« soslu antlaşma, öyle yenilir yutulur cinsten değil. Makarna sosunu andıran »Pesco« kavramı, AB bürokrasisinin »Sürekli Yapısal İşbirliği« adı altındaki militarist antlaşmayı şirinleştirmek için İngilizceden icat ettiği bir kısaltma. Geçen Pazartesi günü Brüksel’de bir araya gelen 23 AB üyesi ülkenin Dışişleri ve Savunma Bakanlarının şatafatlı bir şekilde antlaşmaya imza atlamalarıyla »Pesco« adını duymuş olduk. Ganzen Beitrag lesen »

Angela Merkel’in geleceği

25. Oktober 2017  Aktuelles

Angela Merkel’in geleceği

Bu köşe yazısı 21 Ekim 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Aşağı Saksonya eyalet parlamentosu seçimlerinin ardından başlayan koalisyon görüşmeleri, CDU içerisinde Şansölye Merkel’e yönelik eleştirilerin dozunu azaltamadı, aksine »Merkel’den sonra ne olacak?« sorusunun daha sık ifade edilmesine yol açtı. Aslına bakılırsa burjuva medyasının kişilere indirgeyerek haberleştirdiği bu tartışmalar, arka plandaki sorunlar kazanının fokurdamaya başladığına işaret ediyor. Bu arka planı incelemek, Merkel’in geleceği, dolayısıyla »Jamaika koalisyonunun« ömrü hakkında bazı bilgiler verecektir. Ganzen Beitrag lesen »

Normalleşme?

08. Oktober 2017  Aktuelles

Normalleşme?

Bu köşe yazısı 7 Ekim 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Federal Parlamento seçimlerinin ardından başlayan süreç, F. Alman siyasetini yakından tanıyanlar açısından öngörülebilir bir biçimde devam ediyor: Partiler koalisyon görüşmelerine ve muhalefetteki rollerine hazırlanırlarken, meclis grupları içerisindeki hiyerarşiler ya yenileniyor, ya da yeniden kuruluyor; bakanlıklar ve devlet aparatı ile hükümet finansmanıyla çalışan kurumlardaki »kariyer atlıkarıncası« dönmeye devam ediyor ve devlet çarkları yeni yağlanmış gibi işliyor. Kısacası, F. Alman siyaseti, parlamentoda hangi grup nerede oturacak tartışmasının haricinde, seçim öncesinde terk ettiği olağan haline geri dönüyor. Ganzen Beitrag lesen »

Irkçıları yoksullar mı seçiyor?

29. September 2017  Aktuelles

Irkçıları yoksullar mı seçiyor?

Bu köşe yazısı 30 Eylül 2017 tarihli Yeni Özgür Politika ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinde yayımlanmıştır.

Çarşamba günü yayımlanan seçim analizimize bazı itirazlar geldi. Kimi istatistiki verileri temel alan itirazlarda, »AfD’ye yoksulların oturduğu mahallelerde en fazla oy çıktığına« dikkat çekiliyor. Burjuva medyasının yorumlarına ve istatistiklerine şüphe ile yaklaşmak gereğini unutmadan, yoksul ve işsizlerden de AfD’ye oy verildiğini elbette söyleyebiliriz. Ama, »AfD’yi çoğunlukla yoksullar seçti« iddiası doğru mu? Bu iddiayı bir irdeleyelim. Ganzen Beitrag lesen »

Berlin Cumhuriyeti sağa kaymaya devam ediyor

26. September 2017  Aktuelles

Berlin Cumhuriyeti sağa kaymaya devam ediyor

Federal Parlamento seçim sonuçlarının gösterdikleri üzerine

Bu makale 27 Eylül 2017 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

2017 Federal Parlamento seçimleri, seçim sonucu çok önceden belli olan ender seçimlerden birisi olarak tarihe geçecek gibi gözüküyor: Konrad Adenauer ve Helmut Kohl’ün ardından üç dönemden fazla Şansölyelik yapacak olan kişi belliydi. Angela Merkel, ki seçim kampanyası boyunca bu gerçeğin getirdiği rahatlıkla hareket etti, en az iki yıl daha Şansölyeliğe devam edecek. En az iki yıl,çünkü şu anda tek alternatif olarak görülen ve »Jamaika-Koalisyonu« olarak adlandırılan CDU/CSU, FDP ve Yeşiller hükümeti, doğumuyla birlikte bazı genetik rahatsızlıklarla boğuşacak. FDP ve Yeşiller hükümet ortağı olabilmek için her türlü taklayı atmaya hazırlanırlarken, kardeş partiler CDU ve CSU arasında »muhafazakârlık« sürtüşmeleri söz konusu olacağa benziyor. Seçimlerin bir diğer belli olan sonucu, yani ırkçı AfD’nin iki haneli bir oy oranıyla parlamentoya gireceği varsayımı da teyit edildi. Böylece F. Parlamentoda CDU, CSU, SPD, FDP, Die Linke, Yeşiller ve AfD ile yedi parti ve altı meclis grubu temsil edilecek. Ancak 2017 seçimlerini hakkıyla analiz edebilmek için parti sayısı, seçmen oranları ve oy dağılımın ötesindeki bazı sonuçlarını irdelemek gerekiyor. Ganzen Beitrag lesen »