Türkiye’deki ana muhalefet partisine yönelik “Mutlak Butlan” kararı birçok kesim tarafından sivil darbe olarak tanımlanıyor. İç politika açısından yapılan bu değerlendirmenin şüphesiz doğru yanı var. Ama gelişmeleri sadece sivil darbe olarak tanımlamak, Balkanlar-Kafkasya-Ortadoğu üçgenindeki Türkiye ile bağlantılı gelişmeleri hesaba katmamak, kanımızca resmin bütününü görmeyi zorlaştırmakta, yanılgı payını artırmaktadır. “Mutlak Butlan” kararının bizce asıl nedeni Türkiye’deki karar vericilerin dış politikada gördükleri bir operasyonel tehdide karşı atılması planlanan adımları güvenceye alacak bir yönetim istikrarını sağlama çabasıdır.
„Sivil darbeden fazlası…“ weiterlesenSilahlanma yarışının gösterdikleri
Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI’nin yayınladığı son verilerin değerlendirmesi
Nisan ayı sonunda yayımlanan son SIPRI verileri 2024’te rekor seviyeye çıkan silahlanma harcamalarının (2,72 trilyon dolar) 2025’te 2,89 trilyon dolarla yeni bir rekor kırıldığını gösteriyor, ki bu artış Trump yönetiminin Ukrayna’ya yapılan askeri yardımları keserek ABD’nin silahlanma harcamalarının yüzde 7,5 azalmasına rağmen sağlandı. SIPRI verileri dünya çapındaki militarist dönüşümün motorunun Avrupalı emperyalist güçler olduğunu kanıtlıyor. Rusya ve Ukrayna da dahil edilirse Avrupa çapındaki silahlanma harcamaları 2025’te 864 milyar dolara ulaşmış durumda. Sadece Avrupalı NATO üyesi devletler 2025’te 559 milyar dolar harcayarak, 2024’e nazaran yüzde 23,1 dolayında bir artışa neden olmuşlar.
„Silahlanma yarışının gösterdikleri“ weiterlesen“Şumaliland Cumhuriyeti” de nereden çıktı?
Genişleyen İsrail projesinin yeni adımına dair
10 Ocak 2026
İsrail’in kendisini “Şumaliland Cumhuriyeti” olarak adlandıran Somaliland’ı bağımsız ülke olarak resmen tanımasıyla dünya kamuoyunun dikkati Kızıl Deniz’in girişi bölgesi olan Cibuti-Yemen-Somali-Üçgenine çekildi. Gazze Şeridi’nden “gönüllü olarak” ayrılmak isteyen Filistinliler için özel bir daire oluşturan ırkçı-faşist Netanyahu hükümeti, Somaliland’ı resmen tanıyarak Kızıl Deniz girişinde stratejik önemi büyük bir mevzi kazanıyor. Savunma Bakanlığına bağlı olarak oluşturulan özel dairenin ne kadar Filistinliyi “güvenli ve kontrollü” (siz bunu zorunlu göç olarak okuyun) olarak Somaliland’a gönderebileceği henüz belli değil. Belli olan ırkçı-faşist Netanyahu hükümetinin hem Türkiye’nin Somali’deki etkinliğini sınırlama hem de Yemen’deki Husilere karşı yeni adımlar atma olanağına kavuşmasıdır.
„“Şumaliland Cumhuriyeti” de nereden çıktı?“ weiterlesenDert sadece petrol mü?
Trump yönetiminin “Ulusal Güvenlik Stratejisi” ile başlattığı yeni dönem üzerine
6 Ocak 2026
ABD emperyalizminin Venezüella saldırısı, kısa süre önce kamuoyuna duyurulan yeni “Ulusal Güvenlik Stratejisinin” (UGS) ilanından hemen sonra gerçekleştirildi. Böylelikle 2026’nın ilk günlerinde emperyalist saldırganlığın niteliksel açıdan farklı yeni dönemi başlatılmış oldu. ABD’nin her açıdan uluslararası hukuka aykırı devlet terörizmi, Başkan Maduro ve eşinin kaçırılması, “Monroe-Doktrininin” hortlatılması ve Venezüella’nın devasa petrol rezervlerini ele geçirme hedefleri üzerine çokça yazıldı-çizildi. O nedenle bu yazıda ABD’nin yeni UGS ve hedeflerini irdelemeyi deneyeceğiz.
„Dert sadece petrol mü?“ weiterlesenAlternatif arayışları
Alternatif arayışları
Alman tekelci burjuvazisinin Çin Halk Cumhuriyeti ile karmaşık ilişkileri üzerine
Federal Şansölye Olaf Scholz’un tekel temsilcilerini yanına alarak gerçekleştirdiği Pekin ziyareti, Alman tekelci burjuvazisinin Avrupacı ve Transatlantikçi fraksiyonları arasındaki çıkar çatışmalarını ayyuka çıkardı. Aynı zamanda koalisyon içindeki çatlaklar da görünür oldu. Şahin Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock hükümet geleneklerine pek uygun olmayan bir biçimde yurtdışı ziyaretinde kendi Şansölyesini açıkça eleştirmesine rağmen, Scholz Pekin’de yoğun görüşmelerde bulunarak Transatlantikçilerin karşı çıktığı bir “Çin stratejisinde” kararlı olduğunu gösterdi. Nihâyetinde koalisyondaki çatlakların büyüdüğünü görebiliyoruz.
„Alternatif arayışları“ weiterlesen