Sol mu savunmada, sermaye mi?

Sol mu savunmada, sermaye mi?

12 Aralık 2021

1989 karşı devriminin ardından komünist hareketin bittiği, solun anlatacak hikâyesinin kalmadığı, hatta tarihin sonunun geldiği iddia ediliyordu. Bu efsane bugün de geniş kesimleri etkiliyor ve aynı zamanda sosyalizm fikriyatına sahip olanlar arasında içsel savunmaya teslim olanların sayısını sabit tutuyor. Kapitalizmin yenilmez olmadığı, emek sömürüsünün yaşamın her alanını belirlediği bilimsel olarak ve pratikte her gün kanıtlanmasına rağmen, verili koşulların değiştirilemez olduğuna inanılıyor.

„Sol mu savunmada, sermaye mi?“ weiterlesen

Rosa Luxemburg

ROSA LUXEMBURG

Sosyalist düşünceye adanan bir yaşam

Sergi Tabloları (PDF-formatında 26 tablo, 8 MB)

5 Mart’ta Rosa Luxemburg’un 150’nci doğum günü kutlanacak. Dünya işçi sınıfı hareketi içerisinde çok iyi tanınan ve 1919 Ocak’ında yoldaşı Karl Liebknecht ile birlikte karşı devrim tarafından katledilen, unutturulmaya çalışılan, ama komünistlerin, devrimcilerin ve dünya sokaklarını dolduranların hafızasına kazınan Rosa Luxemburg farklı mücadele alanlarında yaşamaya devam ediyor. Savaşanlar olduğu müddetçe de unutulmayacak!

„Rosa Luxemburg“ weiterlesen

Açlık! Grev! Kurtuluş?

Açlık! Grev! Kurtuluş?

Bu köşe yazısı 5 Ocak 2019 tarihli Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

Hiç açlık çektiniz mi? Öyle bir kaç saat falan değil, günlerce, hatta haftalarca, hem de kendi kararınızla? Perhizden bahsetmiyoruz elbet. Bir yerlerde okumuş olmalısınızdır; dördüncü günden itibaren zehirli metabolizma unsurlarının kanda toplanmaya başladığını, onuncu günden itibaren hücrelerin yenilenemeden öldüklerini, ikinci haftanın sonunda dekompensasyon sürecinin başladığını, ellinci günden itibaren kalıcı hasarların oluştuğunu ve ölüm tehlikesinin baş gösterdiğini… „Açlık! Grev! Kurtuluş?“ weiterlesen

»Meleklerin cinsiyeti« ve çarpışma toleransı

»Meleklerin cinsiyeti« ve çarpışma toleransı

Avrupa’daki Türkiyeli devrimci-komünist kümelere bir öneri

AKP-Saray-Rejiminin, burjuvazinin stepnesi faşist MHP’nin desteğiyle baskın seçim kararını alması, doğal olarak devrimci cenahta »sürece nasıl müdahale edilmeli« tartışmalarını alevlendirdi. Hangi biçimde olursa olsun, dayatılan bu seçim sürecini inşası hızlanan açık faşist diktatörlüğü geri püskürtmek, en azından parlamenter sistem ile hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesini sağlamak ve demokrasi mücadelesini yükseltmek, devrimci güçler için de şüphesiz ivedi görevlerdir. „»Meleklerin cinsiyeti« ve çarpışma toleransı“ weiterlesen