Hibrid Savaş

21. yüzyılın yeni oluşan askeri-sınai-dijital kompleksi üzerine

5 Şubat 2026

Dikkatli okur fark etmiştir; yazılarımızda “emperyalizm” ve “askeri-sınai-kompleks” tanımlarını sıkça kullanıyoruz. Yazılarımıza gelen bazı tepkilerde “geçmişin tanımlarıyla bugünü açıklamaya çalışıyorsun” eleştirileri de geliyor. O nedenle şunu açıklığa kavuşturmamız gerekiyor: Kullandığımız emperyalizm tanımı 19. Yüzyılda kalmış olan bir tanım değil, halen geçerliliğini koruyan ve kapitalizmin yasallığı üzerine kurulu Leninist bir tanımlamadır. Şüphesiz 19. Yüzyılın emperyalist devletleri ile günümüzün emperyalist güçleri arasında farklılıklar bulunmaktadır, kullandıkları yöntemler farklıdır, ancak amaç ve hedefleri değişmemiştir: Emperyalist yayılmacılık, dün olduğu gibi bugün de – bu sefer farklı araçlarla – dünyanın geri kalanını boyunduruk altına almak, piyasalara hakim olmak, enerji ve hammadde kaynaklarını sömürmek ve tedarik yollarını kontrol etmeyi amaçlamaktadır.

„Hibrid Savaş“ weiterlesen

Alman askeri-sınai kompleksi hakkında

Almanya’daki Die Linke partisine yakın olan Rosa-Luxemburg-Vakfı internet sayfalarında kimi zaman radikal solun da faydalanabileceği bilgiler ve araştırmalar yayınlıyor. Bu araştırmalardan birisi, Tübingen’deki “Militaristleşme Bilgi Merkezi” olarak Türkçeye adını çevirebileceğimiz IMI’de çalışan Andreas Seifert’in Alman askeri-sınai kompleksi içerisinde yer alan kurum ve tekelleri sıraladığı çalışmasıdır. Makalelerimizde sürekli olarak Almanya’daki yaşamın nasıl militarizmin boyunduruğu altına alındığına, Alman silah tekellerinin nasıl dış politikayı etkilediğine ve Alman emperyalizminin hangi hedefler peşinde koştuğuna değiniyoruz. Okurların Almanya’daki tekelleri ve bağlantılarını görebilmeleri, makalelerimizde ileri sürdüğümüz tespitlerin arka planını daha iyi irdeleyebilmeleri için Seifert’in çalışmasının Türkçe çevirisini ilginize sunuyoruz. 

„Alman askeri-sınai kompleksi hakkında“ weiterlesen

Karadeniz ısınırken…

19 Mart 2023

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI tarafından geçenlerde açıklanan veriler dünya çapındaki silahlanmanın ne denli tehlikeli boyutlara ulaştığını bir kez daha gösterdi. Verileri incelediğimizde silah ihracatının emperyalist ülkeler için, iktisadi açıdan olduğu kadar Batının dünya çapındaki hegemonyasının sürdürülebilirliği açısından da yaşamsal önem taşıdığını tespit edebiliriz. Bu özellikle ABD emperyalizmi açısından geçerlidir. 2018-2022 yılları arasındaki zaman diliminde ABD bir kez daha birinci sırayı almış: Silah ihracatı toplamının yüzde 40’ı ABD tarafından karşılanırken, Rusya yüzde 16, Fransa yüzde 11, Çin Halk Cumhuriyeti yüzde 5,2 ve Almanya yüzde 4,2’lik oranlarla listedeki yerlerini alıyorlar.

„Karadeniz ısınırken…“ weiterlesen

AB Ordusuna doğru adımlar…

AB Ordusuna doğru adımlar…

Bu köşe yazısı 19 Aralık 2018 tarihli Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanmıştır.

Bir yıl önce başlatılan »PESCO – Sürekli Yapısal İşbirliği« (Permanent Strucktured Cooperation) başlıklı Avrupa Birliği projesinin, Alman ve Fransız emperyalizmlerinin dayattığı AB militaristleşme sürecine güçlü bir ivme kattığı bugün daha açık olarak görülüyor. Geleneksel olarak ABD ile daha sıkı işbirliğini savunan Britanya’nın – ki bu nedenle ABD’nin Truva Atı olduğu suçlamasına maruz kalıyordu – BREXİT kararının PESCO projesinin tetikleyicisi olduğunu söyleyebiliriz. Halihazırda 24 AB üyesi ülke projeye dahil edilmiş durumda. Britanya’nın haricinde Danimarka ve Malta projeye katılmıyorlar. „AB Ordusuna doğru adımlar…“ weiterlesen