Susuş kumkuması

Karl Marx yakın dostlarından Ludwig Kugelmann’a yazdığı mektuplardan birinde, “Das Kapital” yayınlanır yayınlanmaz adeta bir sessizlik suikastına veya daha doğru bir çeviriyle suskunluk komplosuna uğratıldığından bahseder. Marx’a göre egemen çevreler ve burjuva basını kitabının kuramsal gücünden korkarak, eleştirmek yerine hiç yokmuş gibi davranarak unutturmaya çalışmaktaydılar. Burjuvazi korkmakta haklıydı diyebiliriz. Çünkü Marx’ın tamamlanmamış başyapıtı halen müthiş etkisini sürdürmektedir.

„Susuş kumkuması“ weiterlesen

“Karanlık zamanlar senfonisi”

Eyalet seçimleri ve Almanya’daki faşistleşme süreci

6 Eylül 2026’da yapılan Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu seçimleri Almanya’daki çoğunluk toplumundaki faşistleşme sürecinin boyutunu görünür kıldı. Egemen siyasetin, dizginsiz bir kapitalist şehvet ile yayın yapan burjuva medyasının yıllardır yürüttükleri göçmen ve mülteci düşmanlığı bu seçimlerle zirveye ulaştı. Saksonya-Anhalt’ta beklenildiği gibi ırkçı-faşist AfD yüzde 43,8 oy alarak birinci parti oldu. Reformist Sol Parti sadece yüzde 8,6 oranına ulaşabilirken, başta CDU olmak üzere diğer burjuva partileri hezimete uğradılar. Kimileri her ne kadar faşistlerin mutlak çoğunluğa kavuşamamış olmalarına seviniyor olsa da CDU veya diğer partilerden yapılması muhtemel milletvekili transferiyle faşist AfD’nin hükümet kurması pekala olasıdır.

„“Karanlık zamanlar senfonisi”“ weiterlesen

“Koyunun olmadığı yerde…”

Faşist AfD, Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu seçimlerinden açık ara farkla en güçlü parti olarak çıktı. Bu ay yapılacak olan Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin seçimlerinde de yüksek oy oranları elde edeceğinden hareket edebiliriz. Reformist toplumsal ve siyasi sol bu sonuçlar karşısında şoke olmuş durumda. Halbuki bu gelişmenin 1990’lardan bu yana devam eden neoliberal politikaların ve son birkaç yılda ivme kazanan militarist dönüşüm çabalarının doğal sonucu olduğunu en iyi solun bilmesi gerekiyor. Aynı şekilde asıl meselenin sadece faşist partinin seçim zaferi elde etmiş olmasının olmadığını da…

„“Koyunun olmadığı yerde…”“ weiterlesen

Almanya’nın “Manhattan Projesi”

Alman silah tekellerinin görevlendirdiği bir grup “savunma stratejisti” Avrupa’nın ABD’den bağımsız bir silahlanma stratejisi geliştirmesini talep eden bir belgeyi dolaşıma soktu. “Avrupa’nın savunma otonomisine giden yol: Kritik bağımlılıkların aşılmasına yönelik bir kılavuz” başlığını taşıyan belge Avrupa’nın “ABD’den gelen yazılımlar ve sistemler ile Beyaz Saray’ın izni olmaksızın hiçbir savaş operasyonu yapamayacağını” tespit ettikten sonra, Avrupa’nın 500 milyar avroluk bir yatırımla bu “bağımlılıktan” kurtulabileceğini iddia ediyor. Ve Avrupa’nın “savunma otonomisinin ancak Almanya’nın mali ve endüstriyel kaynaklarının kullanılmasıyla sağlanabileceği” vurgulanarak, Alman silah tekellerinin üstleneceği role atıfta bulunuyor.

„Almanya’nın “Manhattan Projesi”“ weiterlesen

Avrupa faşizme doğru mu ilerliyor?

Aslına bakılırsa geçen haftaki yazımızda değindiğimiz konuyu, Alman işçileri arasındaki faşistleşme sürecini diğer Avrupa ülkelerindeki örnekleriyle irdelemeye devam etmek gerekiyordu. Bunu daha sonraki yazılara bırakalım, çünkü dünya gündemi öylesine hızlı değişiyor ki, yetişebilmek namümkün. Örneğin bu yazı kaleme alındığında ABD ve İran, İsrail’i devre dışı bırakarak iki haftalık ateşkeste anlaştılar. Sonucunu şimdiden kestirebilmek zor, çünkü Trump yönetiminin dengesizliği biliniyor. O nedenle bu sefer Avrupa’daki bazı gelişmeleri masaya yatırmak istiyoruz.

„Avrupa faşizme doğru mu ilerliyor?“ weiterlesen

Almanya’daki faşistleşme süreci

Bu yıl Almanya’da beş eyalette seçimler yapılacak. 8 Mart’ta Baden-Württemberg’de, 22 Mart’ta Rheinland-Pflaz’da, 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’da, 22 Eylül’de de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de seçmenler yeni Eyalet Parlamentolarını ve yeni eyalet hükümetlerini seçecekler. Ayrıca aynı tarihlerde Aşağı-Saksonya, Bavyera, Berlin ve Hessen eyaletlerinde yerel seçimler gerçekleştirilecek. Burjuva medyasına baktığımızda, bu seçim yılının Merz hükümeti için önemli bir sınav olacağı yorumlarının yapıldığını görebiliriz. Nihayetinde özellikle Eyalet Parlamentosu seçimleri salt bölgesel değil, ülke düzeyinde de siyasi etkide bulunacaklar.

„Almanya’daki faşistleşme süreci“ weiterlesen