Bölgesel ihtilaftan fazlası

“Eppstein Koalisyonunun” saldırı savaşının uluslararası alandaki hukuksal ve iktisadi sonuçları üzerine

Ekranlarda patlayan bombaları, yıkılan kentleri, sivillerin acılı yüzlerini, paramparça olmuş çocuk bedenlerini gördükçe savaşların ve dünya gündeminin soğukkanlı değerlendirmesini yapmaya çalışmak çok zor. Ancak gelişmeleri doğru okumak, olayları görüngülere ve egemen siyasetin söylemlerine göre değil, arka planı ve çıplak çıkarları ele alarak analiz etmek ve her ne kadar burjuva hukuku olsa da evrensel hukuk normları temelinde değerlendirme yapmak, kanımızca en başta ezilen haklar ve sömürülen sınıfların kurtuluşu için mücadele ettiğini iddia edenleri görevidir. Okumakta olduğunuz bu yazıda İran’daki Molla rejiminin ne olup ne olmadığından bağımsız, ABD ve İsrail’in saldırı savaşının uluslararası alandaki hukuksal ve iktisadi sonuçlarını irdeliyoruz. Yazar hukukçu veya hukuk alanında ihtisas yapmış birisi değildir. Hukuksallıktan kastımız uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’dır. Yani değerlendirmemizi herkesin ulaşabileceği bilgiler ışığında yapmaya çalışacağız.

„Bölgesel ihtilaftan fazlası“ weiterlesen

Sürekli savaş hâli

Emperyalizmin değişen dünya koşullarını lehine çevirme çabaları üzerine

Hiç kuşku yok: İkinci Emperyalist Dünya Paylaşım Savaşı sonrası kurulan dünya düzeninden eser kalmadı. 1973 Şili faşist darbesiyle başlatılan, 12 Eylül 1980’de Türkiye’de lokal laboratuvarı kurulan, nihâyetinde 1989/1990 devinimleriyle büyük ivme kazanan emperyalist karşıdevrim süreci artık dünya çapında sürekli savaş hâline dönüşmüş durumda. Dünyanın nükleer cehennem hâline gelme ve her türlü canlının insanlık tarihinde şimdiye dek görülmemiş bir kitlesel kırıma maruz kalma tehlikesi ile karşı karşıyayız. Emperyalist güçler arasında keskinleşen çıkar çelişkileri ise bu tehlikeyi akut seviyeye getirmiştir.

„Sürekli savaş hâli“ weiterlesen