Author Archiv

Almanya: Seçimler yaklaşırken (4)

19. September 2021  Aktuelles

Almanya: Seçimler yaklaşırken (4)

19 Eylül 2021

Almanya’daki siyasi durum giderek daha belirginleşiyor. 26 Eylül sonrasında hangi koalisyon iktidara gelirse gelsin, Yeşillerin hükümet ortağı olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bu durum ise Türkiye’de ve Almanya’daki Kürdistanlı ve Türkiyeli kimi kesimlerde Almanya-Türkiye ilişkileri bağlamında bazı beklentilere yol açıyor. Özellikle liberal ve sol-liberal kesimlerde Yeşillerin hükümet ortağı olmasıyla Alman devletinin Türkiye politikalarında demokratikleşme ve insan haklarının ağırlık kazanacağı ve AKP-Saray-Rejiminin baskı altına alınacağı düşüncesi dikkat çekiyor. “Sahiden öyle mi olacak” diye sorarak, seçim sonuçlarının Almanya-Türkiye ilişkilerini nasıl etkileyeceğini irdeleyelim.

Ganzen Beitrag lesen »

Almanya: Seçimler yaklaşırken (3)

12. September 2021  Aktuelles

Almanya: Seçimler yaklaşırken (3)

12 Eylül 2021

Federal Parlamento Seçimlerine iki hafta kala anketlerdeki sayılar kalıcılaşıyor gibi. SPD’nin birinci, CDU/CSU’nun ikinci parti olacaklarını gösteren tablo değişmedi. Yeni hükümetin üç partili bir koalisyondan ibaret olacağına da kesin gözle bakılıyor. Ancak asıl soru, bu koalisyonun hangi partilerden oluşacağı sorusu. Geçen cuma günü yapılan bir seçmen anketi de soruya net yanıt getirmiyor. Ankete göre SPD, Yeşiller ve FDP’den oluşan bir koalisyonu seçmenlerin yüzde 33’ü onaylıyor. CDU/CSU, Yeşiller ve FDP koalisyonu yüzde 29 onay alırken SPD, Yeşiller ve Sol Parti’den oluşan bir koalisyon seçmenlerin yüzde 28’inin tercihi olarak görünüyor.

Ganzen Beitrag lesen »

Almanya: Seçimler yaklaşırken (2)

05. September 2021  Aktuelles

Almanya: Seçimler yaklaşırken (2)

5 Eylül 2021

Federal Parlamento Seçimlerine üç hafta kala anketler muhafazakârların SPD’nin gerisine düştüklerini gösteriyor. CDU/CSU Merkel sonrası için gösterdiği Şansölye adayı ile oy kaybederken, SPD sempati topluyor. Anketlere göre hâlihazırda SPD’nin yüzde 25, CDU/CSU’nun yüzde 20, Yeşillerin 16, FDP’nin 13, ırkçı-faşist AfD’nin 12 ve Sol Parti’nin yüzde 6 oy alması bekleniyor. Bununla birlikte kararsızlar seçmenlerin yüzde 28’ini oluşturuyor. Böylesi bir tablo da yeni hükümetin üç partili bir koalisyondan oluşma ihtimalini artırıyor.

Ganzen Beitrag lesen »

NATO 2030: Yeni ajanda, yeni savaşlar

31. August 2021  Aktuelles

NATO 2030: Yeni ajanda, yeni savaşlar

Emperyalist savaş aygıtı NATO’nun stratejik konsepti üzerine

NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları 14 Haziran 2021’de Brüksel’de olağan zirvelerinden birisi için buluştuktan sonra burjuva basınında bu buluşmanın »olağanüstü sonuçlarının« müjdesi (!) verilmekteydi. »Kriz yönetimi« adı altında ve çeşitli »insan hakları« gerekçeleriyle farklı coğrafyalarda savaşlar yürüten ve çatışmalar körükleyen NATO yeni ajandasıyla yeni »koruma« görevlerine hazırlanıyordu. Tüm medya güzellemelerine rağmen bu yılki NATO Zirvesi asıl planlamanın »sistem rekabeti« adı altında Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’ni (okuma kolaylığı için buradan itibaren »Rusya« ve »Çin« tanımı kullanacağız) hedefine koyan bir stratejik yönelim olduğunu kanıtladı. Zirve, »küresel sistem rekabeti çağındayız« diyen NATO Genel Sekreteri Jens Soltenberg’i »NATO 2030« belgesi temelinde yeni stratejik konsepti hazırlama görevi verildikten sonra sona ermişti.

Ganzen Beitrag lesen »

Yangın yeri

31. August 2021  Aktuelles

Yangın yeri

Emperyalist zirveler sonrasında Ortadoğu – Kafkaslar – Balkanlar Üçgeni

Cornwall’de gerçekleştirilen G7 – Zirvesi, ardından Brüksel’deki NATO Liderler Toplantısı ve ABD Başkanı Biden’in yaptığı görüşmeler sonrasında, merkezinde Türkiye’nin bulunduğu Ortadoğu – Kafkaslar – Balkanlar Üçgeni yeni çatışmalara gebe kaldı. Türkiye’deki faşist MHP destekli AKP-Saray-Rejiminin geleceğini belirleyecek olan bu çatışmaların bölgeyi gerçek anlamda yangın yerine çevirmesi büyük bir olasılık. Aslında Türkiye ve bölge ülkelerini doğrudan etkileyecek olan gelişmeler daha büyük bir resmin, yani emperyalist-kapitalist dünya düzeninin içinde debelendiği krizler ortamının bir parçası. Ancak bu gerçeğe rağmen Ortadoğu – Kafkaslar – Balkanlar Üçgeni dünya çapındaki iktisadi, siyasi ve askeri gelişmeler açısından olumsuz etkide bulunacak bir faktör olarak kalmaya devam ediyor. Türkiye’deki AKP-Saray-Rejimi de bu bağlamda her türlü »günahı« işlemeye hazır bir işbirlikçi aktör konumunda – toplumsal desteği zayıflamış, iç ve dış politikada sırtı duvarda ve devlet aparatı içinde/egemen sınıflar arasında yeni müttefikler arayan ve tam da bu zorlukları nedeniyle her şeyi göze alan tehlikeli bir aktör olarak. Gerek ABD emperyalizmi gerekse de Avrupalı emperyalist güçler rejimin mutlak sadakatle istenilen biçimde kullanıma hazır kıvama geldiğini gördüler ve NATO Zirvesinde askeri-siyasi ve ekonomik desteklerinin karşılığında yerine getirmesini istedikleri »görevleri« vererek, rejimin daha tehlikeli hâle gelmesini sağladılar.

Ganzen Beitrag lesen »

»Ateşle oynama, elin yanar!«

31. August 2021  Aktuelles

»Ateşle oynama, elin yanar!«

ABD emperyalizminin Rusya politikaları ve AB’nin ikilemi üzerine

Avrupa’daki emperyalist güçler Trump sonrasında güçlü müttefikleri ABD ile olan ilişkilerinde düzelme olacağını ve güvenilir (!) adımlar atılacağını umuyorlardı. Özellikle Avrupa Birliği’nin öncü gücü Alman emperyalizmi Biden yönetiminin Alman sermayesinin Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti konularındaki hassasiyetlerini dikkate alacağını ve ortak çıkarlara önem vereceğini hesaplıyordu. Ancak çok kısa bir süre içerisinde bu umut ve beklentiler suya düştü. Biden yönetimi Trump’ın »America first« politikasını aynen, ama daha yumuşak söylemle devam ettireceğini kanıtladı. Dahası siyasi temsilcilik nezdinde Transatlantikçiler güç kazanarak, Almanya ve dolayısıyla AB’nin karşı karşıya kaldığı ikilemin çözümünü zorlaştırdılar.

Ganzen Beitrag lesen »

Karadeniz’de gerilim sarmalı

31. August 2021  Aktuelles

Karadeniz’de gerilim sarmalı

Avrupa Birliği, ABD, Ukrayna ve Rusya Federasyonu arasındaki gerilimler üzerine

Hiç kuşku yok: savaş tehlikesi, aynı Soğuk Savaşın sertleşen dönemlerinde olduğu gibi, her gün daha da artmakta. Özellikle Ukrayna ihtilafı ve Batılı emperyalist güçlerin Ukrayna’yı NATO üzerinden kullanma girişimleri ve ABD emperyalizminin Rusya’yı NATO üyesi ülkelerle kuşatma stratejisi, Avrupa’nın da kendisini hemen içinde bulacağı bir sıcak savaşı reel tehlike hâline getiriyor. Burjuva medyasının şiddetini artırarak hızlandırdığı Rusya karşıtı propaganda yaygın kamuoyu görüşü hâline getirilmeye çalışıyor. Rusya Federasyonu’nun reaksiyon olarak ordusunu güçlendirmesi, Ukrayna ve AB sınırlarına birlikler yerleştirmesi, genel olarak durumun ne denli tehlikeli hâle geldiğine işaret ediyor. Ukrayna ise NATO üyesi olma girişimleri ve nükleer cephaneye kavuşma arzularını ifade ederek yangına körükle gidiyor.

Ganzen Beitrag lesen »

Karanlıklar çağının kapıları açıldı (2)

31. August 2021  Aktuelles

Karanlıklar çağının kapıları açıldı (2)

Süreklilik kazanan belirsizlikler-güvencesizlikler dönemi ve içerdiği çelişkiler üzerine

Gazetemizin önceki sayısında emperyalizmi ve egemen sınıfları daha saldırgan kılanın, dünya çapındaki iktisadi, siyasi ve toplumsal krizleri derinleştiren trendler karşısında çözümsüz kalışları olduğunu tespit etmiş, bu trendleri kısaca sıralamaya çalışmıştık. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim:

Ganzen Beitrag lesen »

Almanya: Seçimler yaklaşırken…

29. August 2021  Aktuelles

Almanya: Seçimler yaklaşırken…

29 Ağustos 2021

Almanya’da 26 Eylül’de yapılacak olan Federal Parlamento Seçimleri sahiden köklü bir değişime, kimilerinin umduğu gibi, bir “sol” hükümetin işbaşına gelmesine yol açacak mı? Salt anketlere ve yapılan seçim tahminlerine bakarak soruyu yanıtlamak mümkün değil. Her ne kadar anketlerde SPD önde gidiyor olsa da, SPD adayı Olaf Scholz’un Şansölye seçilebilmesi için koşullar pek uygun görünmüyor. Önümüzdeki haftalarda seçimleri irdelemeye devam edeceğiz, ama bu sefer müsaadenizle biz de biraz “falcılık” yapalım.

Ganzen Beitrag lesen »

Tanınma kanalları açıldı…

22. August 2021  Aktuelles

Tanınma kanalları açıldı…

22 Ağustos 2021

ABD emperyalizminin müttefiklerinin desteğiyle askeri güçlerini Ortadoğu ve Merkez-Güney Asya’dan çekerek, Hint-Pasifik Bölgesine yoğunlaştırmasının dünya çapında yerel ve bölgesel güç ilişkilerini doğrudan etkileyeceğini ve içerdiği tehlikeleri önceki yazılarımızda belirtmiştik. O açıdan Türkiye’nin, Çavuşoğlu’nun açıkladığı gibi, »Taliban ile değişik kanallardan iletişim kuruyor« ve tek NATO ülkesi olarak Afganistan’daki askeri varlığını büyük olasılıkla devam ettirecek olması pek şaşırtıcı bir gelişme değil.

Ganzen Beitrag lesen »

Antikomünizm cenneti

18. Juli 2021  Aktuelles

Antikomünizm cenneti

18 Temmuz 2021

Almanya’daki tekelci burjuvazinin emperyalist cephenin en rafine ve en saldırgan burjuvazisi olduğunu defalarca tespit etmiştik. En kindarı olduğunu da eklemeliyiz. Nitekim Almanya’daki son gelişmeler bu tespitlerimizi bir kez daha teyit etmektedir. Almanya’nın dünyanın en zengin ülkelerinden birisi olmasına, emperyalist-kapitalist dünya düzeninin içinde debelendiği çoklu kriz ortamıyla diğer ülkelerden nispeten daha rahat baş edebilmesine ve toplumsal direniş potansiyellerini istedikleri yöne kanalize edebilmelerine rağmen, tarihlerinin belki de en zayıf konumunda olan Alman komünistlerine bir nebze tahammül edemeyen bir burjuvaziyle karşı karşıyayız.

Ganzen Beitrag lesen »

Almanya’da neler oluyor?

11. Juli 2021  Aktuelles

Almanya’da neler oluyor?

11 Temmuz 2021

Berlin’de gazeteci Erk Acarer’e saldırılması, sadece Türk devletinin on yıllardır Almanya’da sistematik bir biçimde farklı yapılanmalar örgütlemesini ve bunlar üzerinden Türkiye kökenli muhalif güçleri hedefine koymasını değil, aynı zamanda Alman devletinin de böylesi saldırı ve yargısız infazların sorumlularından olduğunu kanıtlıyor. Alman devleti bir kez daha, kimi Türkiyeli liberalin umduğu gibi »demokrasi havarisi« olmadığını, aksine faşist MHP destekli AKP-Saray-Rejiminin en önemli destekçisi olduğunu göstermiştir. O açıdan Almanya’daki Kürdistanlı ve Türkiyeli muhalifler verilen bu gözdağı karşısında öz savunma fikri üzerine düşünmeli ve gereğini yapmalıdırlar.

Ganzen Beitrag lesen »

Yeniden Talibanistan

04. Juli 2021  Aktuelles

Yeniden Talibanistan

4 Temmuz 2021

Afganistan’da yaklaşık 20 yıl süren emperyalist işgal sonrasında yeni bir çatışmalı sürecin başlayacağı şimdiden görünüyor. ABD ve NATO’nun ülkedeki en büyük askeri yapılanması olan Bagram Üssünün boşaltılması ve NATO askerlerinin büyük bir bölümünün ülkelerine geri döndürülmeleriyle işgalin resmi sonu başlatılmış oldu. Son NATO Liderler Toplantısında kararlaştırıldığı gibi, sadece başkent Kabil’de geçiş sürecini desteklemek ve havalimanını korumak için az sayıda NATO askeri bırakılacak. Bilindiği üzere havalimanını koruma görevi, 2001’den bu yana işgali destekleyen Türkiye’ye bırakıldı.

Ganzen Beitrag lesen »

»Kürdistan’ı savunmak!«

20. Juni 2021  Aktuelles

»Kürdistan’ı savunmak!«

20 Haziran 2021

Ana akım burjuva medyasında olmasa da bir yerlerde okumuşsunuzdur: Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden 150 insan hafta başında »Defend Kurdistan«, yani »Kürdistan’ı savunmak!« başlığı altında bir girişim başlattılar. Girişimin ana amacı işgali ve olası »kardeş kavgasını« engellemek olarak açıklanmıştı. Bu anlamlı girişim bugün, İzmir HDP binasına yapılan ve Deniz Poyraz’ı katleden saldırıdan sonra kanımızca farklı bir anlam kazanmıştır. Daha doğrusu kapsamı genişlemiştir.

Ganzen Beitrag lesen »

G7, BRICS, Quad…

13. Juni 2021  Aktuelles

G7, BRICS, Quad…

13 Haziran 2021

Burjuva medyasına bakılacak olursa, bugün Cornwall’de sona erecek olan G7-Zirvesi »21. Yüzyılın uluslararası ilişkilerinde belirgin bir dönüm noktasını« marke etmiş olacak. Zirvenin sahiden de belirgin bir dönüm noktası olacağı şüphe götürmüyor, zira Biden yönetimi altındaki ABD emperyalizmi Çin Halk Cumhuriyeti’ne (ÇHC) yönelik saldırganlığını kurmakta olduğu yeni ittifaklarla artıracak. Aynı zamanda da şimdiye kadar ÇHC konusunda hayli çekimser tavır takınan Alman sermaye fraksiyonlarını planlara katılmaya daha çok zorlayabilecek.

Ganzen Beitrag lesen »

Çürümüş şeyler…

06. Juni 2021  Aktuelles

Çürümüş şeyler…

6 Haziran 2021

Bilinen deyimdir: »Çürümüş bir şeyler var Danimarka devletinde…« Shakespeare’in tam 420 yıl önce kaleme aldığı Hamlet adlı trajedisinde Marcellus’a söylettiği bu cümle, uzun zamandır kokuşmuşluğu, yozlaşmışlığı, bozulmuşluğu, kısacası sinsice yolunda gitmeyen şeyleri betimlemek için kullanılmaktadır. Gerçi Türkçe çevirilerde »Danimarka Krallığında« diye geçer, ancak asıl kastedilen »devlettir« ve cuk oturmaktadır. Günümüze dönersek: Evet, Danimarka devletinde – artık siz bunu Avrupa olarak okuyun – çürümüş çok şey var. Çürüyenlerin başında da burjuva demokrasisi gelmekte.

Ganzen Beitrag lesen »

Mafya mı, Gladio mu?

30. Mai 2021  Aktuelles

Mafya mı, Gladio mu?

30 Mayıs 2021

Hâlihazırda Türkiye’de yürütülen »devlet-mafya« tartışmaları hız kaybetmeyecek gibi görünüyor. Ancak tartışmaları »meşru devlet – gayrimeşru mafya« düzleminde yürütmek, asıl sorunun köküne inmeyi engellemekte ve egemen söylemin dezenformasyonu ile bilinçli hedef şaşırtmayı desteklemektedir. Halbuki, sadece Türk devleti değil, genel olarak kapitalist devletlerde ve bilhassa kriz dönemlerinde egemenlerin doğrudan kontrolleri altında olan gizli yapılanmalar ve suç örgütlerinin yardımıyla »düzeni« korudukları biliniyor. O açıdan »devlet mafyalaşıyor« söylemi yanıltıcıdır.

Ganzen Beitrag lesen »

Devlet aklının zehirlediği sol

23. Mai 2021  Aktuelles

Devlet aklının zehirlediği sol

23 Mayıs 2021

Ne zaman Filistin Sorunu ve İsrail devletinin Apartheid politikaları ülke gündemini belirlese, o zaman Almanya’nın emperyalist devlet aklının reformist solun kılcal damarlarına dek nasıl sızdığı ve ruhunu ne denli zehirlediği ortaya çıkıyor. Zaten devrime olan inancını çoktan yitirmiş ve enternasyonalizmi muğlak bir »insan hakları« söylemine indirgemiş olan reformist sol Almanya’nın ikinci sosyal demokrat partisi olma yolunda ilerliyordu. Savaş karşıtı programı ve üyeleri arasında radikal solcuların da olması, partinin sağa kaymasına engel olacağını düşündürüyordu. Ancak son gelişmeler partinin devlet aklına teslim olduğunu kanıtladı.

Ganzen Beitrag lesen »

Fransa’nın Türkiye problemi

09. Mai 2021  Aktuelles

Fransa’nın Türkiye problemi

9 Mayıs 2021

Fransa’nın, Emmanuel Macron’un Devlet Başkanı seçilmesinden bu yana NATO partneri Türkiye ile olan ilişkileri hiç düzelmedi ve görüldüğü kadarıyla aradaki gerginlik ileride daha da artacak gibi. Alman ve Fransız burjuva basınında bu gelişmenin temel nedeninin Ankara’nın »diaspora Türklerini kullanıyor« olması gösteriliyor. Elbette bu yeni bir şey değil ve özellikle 1980 darbesinden bu yana Türkiye karar vericilerinin sistematik biçimde Avrupa’daki Türkiye kökenli göçmenleri seçme-seçilme hakkı olan »etkin Türkiye lobisi« hâline getirmeye çalıştıkları biliniyor. Ancak şimdiye kadarki Türk hükümetleri bunu her zaman işbirlikçisi oldukları emperyalist güçlerle eşgüdüm içinde gerçekleştirmişlerdir. O açıdan Fransa-Türkiye arasındaki gerilimin nedenlerini başka alanlarda aramak gerekiyor.

Ganzen Beitrag lesen »

Otoriter restorasyon dayatması

04. Mai 2021  Aktuelles

Otoriter restorasyon dayatması

Fransa ve Almanya’daki gelişmeler üzerine

3 Mayıs 2021

Başta Almanya’daki olmak üzere, Avrupa’daki burjuva medyası Fransa’da emekli subayların sert açık mektubunu pek dikkate almadı. Halbuki tam da 21 Nisan 1961’de Fransız generallerinin Charles de Gaulles’ün Cezayir politikasını gerekçe göstererek başlattıkları darbe girişiminin 60’ıncı yıl dönümünde ve aşırı sağcı Philippe de Villiers’in »Bir gün sonrası. Darbe için sinyal« başlıklı kitabının yayımlandığı günlerde sağcı haftalık gazete »Valeurs Actuelles«de yayımlanan açık mektup günümüz Avrupa’sında pek yaygın görülmeyen biçimde bir darbe çağrısını içeriyordu. Doğal olarak Fransa hükümeti ve bazı ilerici kesimlerden eleştiriler geldi, Alman basınında birkaç haber yayınlandı, ama ardından tekrar gündeme dönüldü ve daha fazla konu edilmedi. Hatta Sanayi Bakanı Pannier-Runacher »Emekli birkaç general ayaklarında terliklerle orduyu isyana davet ediyor« diye dalga geçti. Subaylara destek çıkan tek siyasetçi, beklenildiği gibi faşist Marine Le Pen oldu.

Ganzen Beitrag lesen »